Politika

ÜMİT ÖZDAĞ: ‘MEHMETÇİK KATİLLERİNE AF YOK’ MİTİNGLERİNİ SADECE İLLERDE DEĞİL, İLÇELERDE DE YAPACAĞIZ.

“İLK MİTİNGİMİZİ 9 OCAK PERŞEMBE GÜNÜ KARAMAN’DA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Bolu’da basın açıklaması yaptı.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: Türkiye’nin hızla değişen gündeminde bazı kesimler için şaşırtıcı olmakla birlikte Zafer Partisi olarak bizim uzun süreden beri incelediğimiz, izlediğimiz ve gerçekleştiği zaman şaşırmadığımız hadiseler yaşanıyor. Bunlardan birincisi hiç şüphesiz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terörle ikinci müzakere sürecini başlatan açıklamayı yapmış olmasıdır.

Sayın Bahçeli’nin bu konuşmayı yapmasından çok önce geçen sene Türkiye Büyük Millet Meclisi MHP kulislerinde bu konuşmanın altyapısının nasıl milletvekilleri arasında hazırlandığını bildiğimiz için ve Bahçeli’nin ‘Önümüzdeki dönemde çok şey değişecek inşallah Türkiye değişmez’ diyerek bu yaşananlarla ilgili korkusunu da beyan ettiği için Meclis’te yapmış olduğu şaşırtıcı açıklama ve İstiklal Harbini vermiş, bir terör örgütü tarafından bombalanmış Gazi Meclis’e bir Mehmetçik katilini, bir teröristi konuşmaya davet etmesi bizi şaşırtmadı. Şimdi sürecin devam ettiğini görüyoruz. Türk kamuoyuna şu mesaj verilmek isteniyor; Abdullah Öcalan çıkacak ve affedilecek, affı karşılığında PKK’ya silahları gömülecek ve PKK’da terör eylemlerinin sona erdirecek ve gömecek.

Değerli arkadaşlar, bu büyük bir yalan. Dünya tarihi boyunca hiçbir terör örgütü bu şekilde silahlarını gömüp terörü sona erdirmemiştir. Hele PKK terör örgütü gibi sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da Avrupa’nın bütün şehirlerinde, Uzakdoğu’da, Rusya’da, değişik Afrika kentlerinde ve Kuzey Amerika’da örgütlenmiş, sadece Avrupa kaynaklarından dikkat edin, ayda 30 milyon avro Kandil’e aktaran ve terörün dışında yaygın bir narkotik ağının ve casusluk ağının parçası olan uluslararası istihbarat ve terör otoyolunun ana ekseni olan bir terör örgütü bu şekilde teröre son vermez.

Bu mümkün değil. Onun için Türk milletinden gizlenen bir pazarlık yapılıyor. Bu pazarlık sadece Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasıyla ilgili değil, hapishanelerdeki PKK’lıların da serbest kalması, şu anda örgütün terör kadrosundaki unsurları için af gelmesi, tabii böyle bir şeyin olması durumunda bu sadece PKK’yı değil, FETÖ’yü de kapsar. Ankara’da FETÖ’cülerin, 4500 sanıyorum şu anda FETÖ’cü yatıyor cezaevinde Ankara’da, aralarında mesela büyük bir heyecan dalgası başlamış, ‘biz de çıkıyoruz’ diye.

IŞİD’i de tutamazsınız. Bu bir tecavüzcünün, katilin, uyuşturucu tüccarının, teröristin hepsini kapsayacak bir genel hafta dönemi. Bunun ötesinde biliyoruz ki PKK ve Abdullah Öcalan anayasada değişiklik yapılmasını istiyorlar. İlk üç maddeyi gündeme getirmişler.

Kürtçenin resmi dil olması, eğitim dili olması, özellik bunların hepsinin masada tartışma konusu olduğunu biliyoruz. Dolmabahçe mutabakatıyla almış olduklarından daha azıyla yetineceklerini Cumhur İttifakı hiç kimseye anlatmıyor. Doğru değil. Suriye’de ‘Şam fatihi şöyle galibiz, böyle galibiz’ diye bir başarı hikayesi anlatmaya çalıştılar. Ama Suriye’de projenin gerçek sahibi İsrail ve gerçek kazananı da İsrail oldu. Yine hatırlayacaksınız bütün televizyonlarda ‘Amerikan ordusu gidiyor. PYD’ye silah bırakacak ya yok olacak’ dediler. PYD başkanını Amerikalılar, HTS Başkanı Golani ile görüşmeye bizzat götürdüler. Şam yakınlarındaki bir üste helikopterle görüşmede bulundular. Anlaşma sağlanamadı ve geri getirdiler. Hangi konuda anlaşması alınamadı?

Bir, biz dağılmayız. Değişik sayılar veriliyor biliyorsunuz. PYD’nin 100 bin, 120 bin vs. tabii gerçek eğitimden geçmiş 77 bin tane elemanı var. Diğerleri yan unsurlar. ‘Bunları lağvetmeyiz. Suriye ordusunun parçası olursak bir kol ordu olarak bütün bir PYD yapısı birliğimizi komuta sistemimizi bozmadan olur. Bizim bölgemiz özerk olur. Şam petrolün yüzde 20’si sizin yüzde 80’i bizim’ dedi. Ona da ‘Hayır’ dediler, ‘yüzde 50’si bizim, yüzde 50’si sizin’ dediler. Anlaşma sağlanamadı. Gittiği söylenen Amerikan ordusunun Kobani’ye Aynel Araba şimdi üst kurduğuna dair görüntüler geliyor. Pentagon ne kadar yalanlarsa yalanlasın.

Birden IŞİD dediğimiz istihbarat yapılanması Amerika Birleşik Devletleri’nde terör eylemleri yapmaya başladı. Bir fırsat kaçmıştır, nedir biliyor musunuz o fırsat? HTŞ Şam’a girerken eğer TSK’da Suriye’nin kuzeyine girip bu işi halletseydi bir sonuç alınabilirdi. Ama Ankara’dan yapılan ‘Gelirsem oraya seni çok fena döverim. Bırak bakayım silahlarını’ şeklindeki tehditlerin hiçbir geçerliliğinin olmadığını bir kez daha gördük.

Suriye ve terörle müzakerelerde durum buyken ekonomide de en ağır krizden geçtiğimiz dönemlerden birisini halkımız yaşıyor. Ben Ankara’da her gün bir başka pazar yerine gidiyorum ve dolaşıyorum. Dar gelirli dediğimiz asgari ücretli, emekli, dul, yetim ve memur açlıkla mücadele ediyor. Hiç kimse filesini doldurarak, torbasını doldurarak pazardan çıkamıyor. Pazara girip 50 lirayla alışveriş etmeye çalışan insanları gördük. Saatlerce pazarda elindeki 50 lirayı veya 120 lirayı neye harcayacağına karar veremeyip ayrılan insanları elinde küçük bir torbayla görüyoruz ve iktidarın yapmış olduğu zam, zam değil adeta bir sadaka niteliği taşıyor.

İktidar olanca hızıyla devlet kaynaklarını israf ederek harcarken yine gereksiz kamu harcamaları, binalar, lüks araçlar böyle bir ekonomik krizin içinde utanmazca para harcanarak tedarik edilirken sıra vatandaşa geldiğinde Mehmet Şimşek ‘Enflasyonu arttırır’ diyerek vatandaşın gırtlağından kestiği gibi esnafı da taciz edecek, zaten siftah yapamayan insanı daha da zora sokacak vergilerle tepesine biniyor.

Eğer Mehmet Şimşek’in yüreği varsa, ben gerçekten adamım diyorsa, bu halka karşı zerre saygım var diyorsa, çok bir şey istemiyoruz Zafer Partisi olarak; kendi Bakanlığının Saray’a yollamış olduğu yasa teklifinden çıkartılan maddeleri tekrar o yasaya koymazsanız istifa ediyorum desin, biz de görelim. Bakın bizim önerdiğimiz maddeleri değil. Bugünkü Maliye Bakanlığı bürokrasisinin hazırladığı ama Saray’ın çıkarttığı maddeleri. Zenginleri, rantiyeyi korumak için Erdoğan’ın çıkarttığı maddeleri koymazsanız ben bakanlık yapmıyorum desin bizde görelim.

Maliye Bakanlığı fakir halkın asgari ücretlinin dar gelirlinin elindeki iki kuruşa saldırmakla olmaz. Mehmet Şimşek, Maliye Bakanlığı yapacaksa kur korumalı mevduat sahiplerine aktarmış oldukları paradan alsınlar vergiyi. Beşli çetenin vergi aflarından alsınlar.

Ama bunu yapmayıp asgari ücretiyle bebeğine süt ve mama alan veya bez alan, anneden vergi alarak yapılan Maliye Bakanlığı, Maliye Bakanlığı değil zulüm bakanlığıdır. Bu programın Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracağına dair de ortada hiçbir veri yok. Bolca yeni borçlar ekleyerek adeta tefeci faizi ödeyerek sıcak parayla günü kurtarmaya, jeopolitik tavizler vererek iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Kuruluşumuzun üzerinden 29 ay geçti, kongremizi yaptık. Yeni Genel İdare Kurulumuzu ve Deni Divanımızı oluşturduk. Bu Genel İdare Kurulu ve Divanımızla yeni bir çalışma dönemini başlattık.

17-19 Ocak’ta Antalya’da il başkanlarımızla 2025 içerisinde muhtemelen Haziran ama yetiştiremezlerse sonbaharda yapılacak seçimlere hazırlık için ilk kamp çalışmamızı gerçekleştireceğiz.

Zafer Partisi, ekonomi yönetiminin Türk halkına çektirmiş olduğu acıları gündemde tutmak için nasıl sahaya çıkıyorsa, Mehmetçik katillerinin affa uğramaması, teröristlerin serbest kalmaması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütünün önünde diz çökmemesi, teröristlerin şartlarının kabul edilmemesi için de artık meydanlara çıkma zamanının geldiğini düşünüyoruz.

İlk mitingimizi 9 Ocak Perşembe günü Karaman’da gerçekleştireceğiz ve sonra Anadolu’nun değişik yerlerinde ‘Mehmetçik katillerine af yok’ mitinglerini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Sadece illerde değil, ilçelerde de miting yapacağız.

‘Parlamentoda değiliz ama Türkiye’yi parlamentoya çeviririz’ demiştik. Şimdi sıra madem Anayasamıza el uzatılıyor, madem Türk milletinin elinden devleti alınmaya çalışılıyor, madem altmış altıncı maddeyle oynanıyor, ilk üç madde gündeme getiriliyor ve madem terörist başı elinde binlerce askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, posta memurumuzun 12 tane posta memuru şehit oldu mesela, vatandaşımızın, kundaktaki bebeklerin kanı varken kravat takıp Ankara sokaklarında bu serseriyi dolaştırmamamız gerekiyor. Biz de bunun mücadelesini vereceğiz.

ÜMİT ÖZDAĞ: “CUMHUR-ÖCALAN İTTİFAKI HAYIRLI OLSUN”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bebek katili Öcalan’a özgürlük çağrısının ardından AKP’nin izni ve onayıyla DEM Partililerin İmralı’da yaptığı görüşmeyi değerlendirdi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: 2009-2015 arasında PKK terör örgütü ile yapılan müzakerelerle hiçbir ders almayan Cumhur İttifakı yine terör örgütü elebaşısı Öcalan ve PKK ile pazarlığa başlamıştır. 2009-2015 müzakereleri sonucunda Hendek teröründe sizin yanlış politikalarınız neticesinde Türkiye, 760 evladını şehit verdi, yüzlerce evladımız gazi oldu.

Şimdi bunlardan hiçbir ders çıkarmadan yine Öcalan ile pazarlığa oturdunuz. Genel ve yerel seçimlerde her fırsatta DEM ile yan yana gelmekle suçlayan Cumhur İttifakı’nın bugün DEM ile kucak kucağa olduğunu görüyoruz.Türk askerinin terörle ölümüne mücadeledeki en önemli motivasyonu, moral gücüdür. Terörist başı ile yapılan bu görüşmeler, sadece şehit aileleri ve gazileri incitmemekte, aynı zamanda teröristlerle ölümüne mücadele eden kahraman silahlı kuvvetler mensuplarının da moral ve motivasyonunu yıpratmaktadır.

Müzakereyi yürüten Cumhur İttifakı’na sesleniyorum: Siz şu an kış şartlarında, dondurucu soğukta, Irak’ın kuzeyindeki dağlarda terörist gözetleyen kahramanlara ne diyeceksiniz? Biz anlaştık size gerek kalmadı mı diyeceksiniz? Sözde anlaşmanız yarın Hendek operasyonlarında olduğu gibi bozulduğunda, bu kahraman komandoları hangi yüzle yeniden göreve sevk edeceksiniz?Aklınızı başınıza alın, yapboz oyunu değil bu! İnsanların hayatıyla, mücadele azmiyle oynuyorsunuz. Ayrıca terörist başı ile yapılan pazarlık ve görüşmelerin, verilen tavizlerin hukuki bir karşılığı ve meşruiyeti de yoktur!

Erdoğan ve Bahçeli genel ve yerel seçimlerde daha kısa bir süre önce “Öcalan’ı serbest bırakacak olan Zillet ittifakı” diyordunuz. Şimdi umut hakkı üzerinden Öcalan’ı Siz serbest bırakmaya hazırlanıyorsunuz.

Cumhur ittifakı Zillet ittifakı olmuştur.

Şimdi Cumhur İttifakı buna bozulacak, “Neden bize Zillet ittifakı diyor” diyecekler. Önceki gün DEM milletvekili TBMM’de yaptığı konuşmada, “Bizim bölgemizde kurulmuş barajlarda üretilen elektriği bize parayla satıyorsunuz. Bunu kabul etmiyoruz” dedi. Bu kişi cesareti Bahçeli’den mi alıyor?

Kamuoyuna açıklanmayan gizli görüşmelerde terör örgütüne neler vaat edildi ki, bu kendini bilmez bu şekilde konuştu. Memleketimizin bir bölümü özerklik ya da başka bir siyasi yapı altında, terör örgütü temelli yapıya mı verildi? Bu konuşmayı kabul etmek zillet değil de nedir?

Suriye’de zafer kazandığınızı iddia ediyorsunuz, Şam Fatihi rolü yapıyorsunuz.

Madem Suriye’yi fethettiniz neden size hapishanede teslim edilen bir suçlunun arabuluculuğuna ihtiyaç duyuyor hale geldiniz? İmralı da cezasını çeken 40.000’den fazla insanın katili, beşikteki bebekleri, hamile anneleri, silahsız kadınları çocukları katlettiren Öcalan şimdi İmralı’dan barış mesajı yolluyormuş. Hadi oradan!

Bahçeli rakamlarla oynamayı çok sever. 33 x 55 rakamları konusunda ne diyecek acaba? Bahçeli, 33 Bingöl- Elazığ yolunda kurşuna dizilerek şehit edilen silahsız erlerimizin sayısıdır. 55’de her birinin Aziz na’şı üzerinden çıkan kurşun sayısıdır. Evet, yeni MHP’nin genel başkanı Devlet Bahçeli yapsın hesabı.

Öcalan katil başı İmralı’dan yaptığı son açıklama ile kendisine Erdoğan ve Bahçeli’nin yeni paradigmasının müzakere muhatabı ve çözüm ortağı olarak tanıtmıştır. Kendisinin Erdoğan- Bahçeli ikilisinin tamamlayıcı ortağı olmaya hem etkin hem de kararlı olduğunu ifade etmiştir.

Yeni Paradigma nedir? PKK lehinde paradigma devlet rejim sistem anlamında kullanılır. Öcalan, Erdoğan ve Bahçeli’nin yeni paradigmasından bahsederken yeni anayasa ile kurulmak istenen yeni devletten bahsetmektedir. Sadece bu cümle bile DEM heyetinden önce Öcalan ile görüşen başka bir siyasi heyetin Erdoğan ve Bahçeli’nin hazırladıkları siyasi projeyi terörist başına anlattıklarını göstermektedir.

Öcalan şöyle diyor “Sayın Bahçeli’nin ve sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak etkin ve kararlılığa sahibim” Bunun anlamı anayasa değişikliği ile kurmak istediğiniz devlete sisteme ve size ortak olurum demektir.

Cumhur- Öcalan ittifakı hayırlı olsun!

Öcalan’ Türk-Kürt kardeşliğini güçlendirelim’ diyor. Öcalan’ın açıklaması tecavüzcü çocuğunun iyi ahlak derneği kurması, Narin’in katillerinin Çocuk Esirgeme Kurumu Diyarbakır şubesi kurmak istemeleri gibi bir şey… Anadolu’da son bin senede Türk ile Kürdün iki ayrı millet gibi ayrışması düşmanlaşması için Öcalan’dan daha fazla çalışan kimse olmamıştır. 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı başladığı zaman askerlik şubesinin önünde 200 metre askere gitmek isteyen gönüllülerden kuyruk olmuştu. 1992’de ise bir tuğgeneralimiz şehit edilmişti.

Öcalan şimdi kardeşliği güçlendirelim diyormuş. Bak Abdullah, sen hayatındaki ilk siyasal tokadı Siyasal Bilgiler Fakültesi merdivenlerinde yedin. Suriye’de muhaberatından ne yedin bilmiyorum ama 2. tokadı İmralı’da neden ve kimden yediğini biliyorum. Şimdi, 3. tokadı Zafer Partisi’nden yiyeceksin!

Öcalan dışarıdan müdahaleler ile sorunun kangrenleşmesinden bahsetmektedir. Oysa Türkiye düşmanlarını ülkemize müdahaleye davet eden Öcalan olmuştur. Öcalan 1930’lu yıllarda PKK’ya 6. Yunan Kolordusu halinde getirmişti. Yakalandığı zaman Yunanlıların elinden alınmıştı. Ermenistan, İran, Almanya, Fransa, Suriye Sırbistan, Yunanistan, ABD ve Rusya ile değişik dönemlerde işbirliği yaparak ülkemizi iç savaşa sürüklemek isteyen Öcalan olmuştur. Aslında hala aba altından sopa göstermektedir. Öcalan derken katil demeli miyim? İstiklal Savaşı vermiş bir millet, Türk milleti dış müdahalelerden korkmaz!

Öcalan açıklamasında Erdoğan ve Bahçeli ile aynı masada yeni paradigmaya yani Devleti tasarlayacak sonra bunu TBMM’de anayasa değişikliği ile meşrulaştıracak bir formülü ileri sürmektedir. Onun için TBMM’yi işaret etmektedir yani CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile “Bütün bu olup bitenler karşısında çözümleri TBMM’dir” diyerek, Öcalan’ı muhatap almakta, yeni paradigma sürecinde destek vermektedir. Özgür Özel bu süreci şehit aileleri ve gazilerimizin hassasiyetlerine dikkat ederek yöneteceğini söylemektedir. Özgür Bey, şehit yakınlarının ve gazilerin hassasiyetini gözeterek terörle müzakere edemezsiniz. Terörle pazarlık ederek, pazarlığa TBMM’yi adres olarak göstererek Atatürk’ün kurduğu paradigmayı savunamazsınız ancak Erdoğan Bahçeli ve Öcalan’ın ortağı olursunuz.

Türk halkından gizli bir kirli pazarlık yapılmaktadır. İstiklal Harbi ile kurduğumuz devlet masaya yatırılmış, Öcalan ile birlikte ameliyat yapılmaya hazırlanılmaktadır. Cumhur ittifakına soruyorum: Türk milletinin elinden neyi almaya karar verdiniz? Bahçeli’ye soruyorum: Bir sene önce “Çok şey değişecek İnşallah Türkiye’ye değişmez” demiştiniz. Size bu kadar korkutan proje nedir?

Dürüst olun Cesur olun. Kapalı kapılar arkasında terörist başı ile yapılan pazarlıklar ile paradigma değişmez. Yeni anayasa teklifinizi gündeme getirin maddelerinizi açıklayın. Türk milleti sizin ne istediğinizi bilsin, ondan sonra seçimlere gidelim! Bakalım Türk halkı size devletini elinden almanıza izin verecek mi?

Konuşmamı büyük Türk milletine seslenerek bitirmek istiyorum: Değerli yurttaşlarım, Zafer Partisi Atatürk ve İstiklal Harbi şehit ve gazilerinin emaneti olan ve binlerce şehit ve gazinin mübarek kanları ile kazandığı Türkiye Cumhuriyeti’ne çete başına ve onlarla işbirliği yapanlara karşı savunmaya sonuna kadar kararlıdır. Bütün vatanseverleri bölücü ittifakla karşı omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz!

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.