Ekonomi- teknoloji haberleri (16.08.2023
Elon Musk’lı Twitter, Türkiye’de 2 Milyon Yeni Kullanıcı Kazandı
Her yıl 230 ülkede insanların çevrimiçi davranışlarına ilişkin küresel raporlar hazırlayan We Are Social ve Meltwater’ın “Temmuz 2023 Dijital Dünya” raporuna göre, Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 67,5’i sosyal medya kullanıyor.
Youtube, Türklerin en fazla ilgi gösterdikleri sosyal medya platformu. 57,9 milyon kullanıcısı olan Youtube’u 55,7 milyon kullanıcıya sahip Instagram izliyor.
Facebook 34,4 milyon, Tiktok 32,2 milyon, Twitter 20,4 milyon, Snapchat 16,6 milyon, Messenger 16,1 milyon, Linkedin ise 14 milyon kullanıcı sayısına sahip.
INSTAGRAM’DA REKOR ARTIŞ
2023 yılının ilk yarısında en fazla kullanıcı kazanan sosyal medya mecrası Instagram oldu. 2023 başında 48,6 milyon olan Instagram kullanıcılarının sayısı, Temmuz 2023’te 7,1 milyon artarak 55,7 milyona ulaştı.
2023’ün ilk yarısında kullanıcı sayısını Tiktok 2,4 milyon, Snapchat 1,8 milyon, Facebook 1,6 milyon, Linkedin 1 milyon, Facebook Messenger de 350 bin artırdı.
Youtube’un 2023 yılında kullanıcı sayısında değişim olmadı.
ÇOK ELEŞTİRİLDİ AMA VAZGEÇEN OLMADI
2022’nin son çeyreğinde Elon Musk tarafından satın alınan Twitter, 2023’ün en çok tartışılan sosyal medya platformu oldu. Logosu ve adı değişen, kullanımına kısıtlamalar getirilen Twitter’da bu değişiklikler yoğun tepki çekti. Twitter’a alternatif platformlar bile uygulamaya sokuldu.
Buna karşın, Twitter 2023’ün ilk yarısında Türkiye’de abone kaybetmek bir yana, kullanıcı sayısını 18,4 milyondan 20,4 milyona çıkardı.
E-TİCARET REKLAMLARI SOSYAL MEDYAYA KAYIYOR
Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, söz konusu rapora göre internet kullanıcılarının günün 7 saatinde online olduklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Türkiye’de nüfusun yüzde 67,5’i sosyal medya kullanıyor. Bu insanların çoğu günün ortalama 2 saat 59 dakikasını direkt sosyal medyada geçiriyor. E-Ticaret şirketleri, bu kitlenin tamamını e-ticaret ekosistemine dahil etme peşinde. Sosyal medyanın gücünden yararlanmak isteyen şirketler, reklamlarında ağırlıklı olarak bu mecraları kullanmaya başladı.”
İZODER 17 AĞUSTOS DEPREMİNİN 24. YILINDA UYARIYOR
Yalıtımsız bina 24 yılda tüm dayanıklılığını kaybediyor!
Büyük Marmara Depremi’nin üzerinden tam 24 yıl geçti. Yaklaşık 20 bin vatandaşımızın hayatını kaybettiği 45 bin vatandaşımızın da yaralandığı bu büyük felaketi unutmamak deprem kuşağında yer alan ülkemiz için büyük önem taşıyor. Her fırsatta depremin değil tedbirsizliğin ölümlere sebep olduğunu vurgulayan İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Kendimizi olumsuz dış etkenlerden korumak için inşa ettiğimiz binalarımız depremde de güvenli limanımız olmalı” diyerek depremlerde yıkılmayan güvenli binalar için su yalıtımının önemine dikkat çekti.
Ülke olarak 17 Ağustos 1999’da gerçekleşen Büyük Marmara depremini derin bir acı olarak yüreğimizde taşırken 6 Şubat 2023’de yeni ve korkunç bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldık. Deprem, korku olarak Türk toplumunun bilinçaltına yerleşirken bilimin sesi doğru yapılaşma ile yıkılan binalara, buna bağlı olarak deprem sebepli ölümlere dur denilebileceğini söylüyor. Özetle deprem değil yanlış yerde, standartlara uygun olmadan yapılan denetimsiz binalar öldürüyor. Oysa yaşamlarımızı konforlu ve huzurlu bir şekilde sürdürmek için inşa ettiğimiz binalar mezarımız değil güvenli limanımız olmalı.
17 Ağustos Marmara Depremi’nin 24. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapan İZODER – Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: “İZODER olarak deprem hassas noktamız. 1999 yılından bu yana her fırsatta depreme karşı alınması gereken önlemler konusunda ilgili kurumlar ve vatandaşlarımız nezdinde gerekli uyarıları yapmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki yapılar, depremden değil hatalı uygulamalar ve denetimsizlikten dolayı yıkılıyor. Sıklıkla tekrarladığımız gibi depremin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden biri yapının taşıma gücünü olumsuz etkileyen korozyon. Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalarından birini suya karşı olan hassasiyeti oluşturuyor. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabiliyor. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi, betonun içindeki demirin paslanmasına yani korozyona neden oluyor. Korozyon ise yapının yük taşıma kapasitesini azaltıyor. Betonarme yapıların sağlıklı bir şekilde, tasarım ömürleri süresince işlevlerini sürdürebilmesi için yapının tamamının standartlara uygun şekilde su ve ısı yalıtımı ile korozyondan korunması gerekiyor. Özetle yapıların ana unsurları olan demir ve betonu suyun olumsuz etkilerinden yalıtımla koruyarak binalarımızı depreme karşı güvenli hale getirebiliriz.”
%, “Suya maruz kalan bir donatı, 5 yılın sonunda taşıma kapasitesinin yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybediyor. Yani herhangi bir deprem ya da dış etken olmadan bile sadece donatı korozyonu ile bir yapının çökmesi söz konusu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti” dedi.
Türkiye’de su yalıtımlı bina sayısı yapı stokunun yüzde 2’si bile değil
Yalıtımla binaların enerji verimli, sağlıklı, konforlu ve güvenli olduğunu söyleyen Emrullah Eruslu,açıklamalarına; “Binaların deprem gibi yıkıcı etkenler karşısında ayakta kalabilmesi için hayati öneme sahip olan Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği, sadece 5 yıl önce yürürlüğe girdi. Bundan sonra tüm binalarda doğru su yalıtımı uygulaması yapılması büyük önem taşıyor. Binanın doğrudan suya maruz kalan çatı, temel, ıslak hacim gibi bölgelerinde uygulanacak su yalıtımı ve halk arasında terleme olarak bilinen yoğuşmayı önleyen ısı yalıtımı uygulamalarının doğru ve eksiksiz yapılması ile binalarımızı koruyabiliriz. Bugün ülkemizde 30 yıllık binalar ömrünü tamamlamış olarak görülüyor, oysa binalarımızın ömrü en az 80-100 yıl olmalı. Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2018’den itibaren inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan bina sayısı toplam yapı stokunun sadece yüzde 1,5-2’sini oluşturuyor. Yaklaşık 10 milyon bina, 22 milyonun üzerinde konutun bulunduğu ülkemizde bu oranlar maalesef güvenli bina sayısı konusunda olmamız gereken noktadan çok uzakta bulunduğumuzu gösteriyor” diyerek devam etti.
İstanbul’da olası depremde 194 bin binanın hasar göreceği tahmin ediliyor
“7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin ediliyor” diyen Emrullah Eruslu; “20 Ekim 2020 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” raporunda yer alan sonuçlar durumun ciddiyetini ortaya koyuyor; 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Senaryo depreminde ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarı onarılamayacak boyutta olmakta ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gereği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşasının çoğunlukla daha uygun olduğu belirtiliyor” şeklinde konuştu.
Kiralayacağınız ya da satın alacağınız evlerde mutlaka su ve ısı yalıtımı olmalıBaşta bilim insanları tarafından yakın bir gelecekte yaşanma olasılığına işaret edilen Marmara Depremi’ni kapsayan bölgeler olmak üzere yurt genelinde gerçekleştirilecek kentsel dönüşümün güvenli binalar inşa etmek için önemli bir fırsat barındırdığına dikkat çeken Eruslu, “Yeni inşa edilecek binalarda zemin etüdünün doğru yapılması, yapının tekniğine uygun olarak tasarlanması, iç ve dış etkenlerden yalıtım ile korunması ve bütün süreçlerin yine tekniğine uygun şekilde denetlenmesi gerekiyor” dedi.
Eruslu, yeni bir ev kiralayacak veya satın alacaklara da uyarılarda bulunarak şunları söyledi: “İlk aşamada binanızın ruhsat durumunu ve tarihini sorgulayın. Ülkemizde yapı ruhsatı alabilmek için 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren ısı yalıtımı, 01 Haziran 2018’den itibaren ise su yalıtımı yapılmasının zorunlu olduğunu bilerek binanın yalıtım durumunu sorgulayabilirsiniz. Binanın ara katlarındaki dış duvarlarındaki su izleri, sıva kabarıklıkları, mantar ve küf oluşumları yapıda ısı yalıtımı eksikliğini gösterir. Kiralayacağınız veya satın alacağınız konutun içini gezerken başta kuzey cepheleri olmak üzere tüm duvarlarını kontrol edin. Eğer çatı katında oturacaksanız tavanlar ile birlikte tavan ve dış duvar birleşimlerinde aynı şekilde su izleri, sıva kabarıklıkları ve yapısal çatlak olup olmadığına bakın. Bu problemler ile karşılaşırsanız yapıda ısı yalıtımı ve/veya su yalıtımı eksikliğine işaret eder. Sadece oturacağınız daireyi kontrol etmeniz yeterli değil. Yapıya gelecek suyu uzaklaştıracak olan bir drenaj sistemi olup olmadığını sorun. Yapısal çatlakların olup olmadığı ve demirlerin açığa çıkıp çıkmadığını mutlaka takip edin. Kolon kiriş gibi taşıyıcı elemanlara zarar verilmediğinden emin olun. Yapının temelinde Şşsu yalıtımı yapılıp yapılmadığını sorgulayın. Binanın bodrumunda perde duvar, kiriş ya da kolonlarda su izleri, çatlaklar, su ve nemden kaynaklanan siyah lekeler ya da pamukçuklar yapının temelinde su yalıtım problemi olduğunu gösterir. Sonradan binanın çatısına, tuvalet, banyo gibi suyun kullanıldığı ıslak hacimlerine su yalıtımı, dış cephelerine ise dıştan ısı yalıtımı yapılması mümkündür. Ancak binanın temellerine sonradan su yalıtımı yapılarak binanın suyun zararlı etkilerinden korunmasının mümkün olmadığı unutulmamalıdır.”
İZODER’in öncülüğünde, yalıtım sektörünün katkıları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın destekleri ile hazırlanan ‘Su Yalıtım Yönetmeliği Kılavuzu’na www.izoder.org.tr sitesinden ulaşabilirsiniz.
Riskli yapılarla birlikte zihniyetimizi de dönüştürmeliyiz
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 24. yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, “Kahramanmaraş Depremleri sonrasında sadece riskli yapıların değil, üretimden tasarıma, tasarımdan uygulamaya, uygulamadan denetime kadar tüm süreçlerdeki iş yapış şeklinin ve zihniyetin de dönüşmesi gerektiğinin önemini görmüş olduk.” dedi.
Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 1988 yılından bu yana çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem felaketinin 24. yıl dönümünde bir kez daha deprem gerçeğini hatırlattı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrası yapılan çalışmalara değinen Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, yakın tarihimizin en trajik olayı olarak hafızalarımıza kazınmıştı. Yaşanan deprem sonrası tüm Türkiye birleşerek yaraların hızlıca sarılmasını sağlamıştı. Bir daha benzer acıları yaşamamak için de birçok kurum mevcut eksikleri ve hataları tespit ederek gerekli aksiyon planlarını oluşturmuştu. Bu süreçte Deprem Yönetmeliğinin ve ilgili standartların güncellendiğine, Deprem Şurasının toplandığına, Yapı Denetim Sistemi’nin tüm Türkiye geneline yayıldığına ve Elektronik Beton İzleme Sistemi ile hazır beton denetiminin daha sıkı yapıldığına şahit olduk. Bu gelişmeler elbette yeni yapılan binalar için son derece olumluydu, ancak 6,8 milyon riskli konutun dönüştürülmesinde istenilen seviyeye gelinemedi ve hâlen ülkemizde 2000 yılı öncesi yapılmış çok ciddi miktarda bir yapı stoku bulunmaktadır.” dedi.
Kimi zaman unutulan kimi zaman alevlenen deprem gündeminin çoğunlukla fay hatları haritasına indirgendiğini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Ülke nüfusunun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek bölgelerde yaşamasına rağmen daha çok İstanbul’a odaklanıldı. 6 Şubat 2023 tarihine gelindiğinde Anadolu topraklarında meydana gelmiş en yıkıcı depremlerden ikisi ile daha büyük bir acı yaşadık. Yüzlerce atom bombasının etkisine eş değer bu felaket, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden sonra gerekli derslerin tam olarak alınmadığını gün yüzüne çıkardı.” diye konuştu.
Moskova Kentsel Forumu Coşkuyla Sürüyor
Her yaştan insanın ilgisini çekebilecek etkinlikler içeren ve gösteriler sunan Moskova Kentsel Forumu (MUF-2023), 1 Ağustos- 10 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor.
1 Ağustos’ta başlayan Moskova Kentsel Forumu (MUF-2023), 10 Eylül tarihine kadar ziyaretçilerini birbirinden ilgi çekici içeriklerle karşılıyor. Son yıllarda gezi rotasını daha çok Moskova’ya döndüren Türk ziyaretçiler isterlerse bir film setini deneyimleyebilecek, ya da snowboard yapabilecek, kızakla kayabilecek. Yöresel ve Rus kültüründen çeşitli lezzetleri tadabilecek olan ziyaretçiler dilerse uzun yaşamın sırlarını da keşfedebilecek. Bu zamana kadar tarihinin yapılan en büyük etkinliği olan Moskova Kentsel Forumu 2023, dört farklı mekanda gerçekleştiriliyor: Luzhniki Olimpiyat Kompleksi, Zaryadye Park, Manege Sergi Salonu ve Gostiny Dvor.
Moskova Kentsel Forumu, iş programının yanı sıra pek çok eğitim, kültür ve eğlence etkinliğini de içeriyor. En kapsamlı program ise Luzhniki Olimpiyat Kompleksi’nde gerçekleştiriliyor. Ziyaretçiler, Luzhniki Olimpiyat Kompleksi’nde 350’den fazla etkinliğe katılabilecek. Konserler, oyunlar ve dans gösterileri ile müzik ve eğlence en yüksek seviyesine çıkarken heyecan verici görevlerin üstlenildiği canlandırmalar, hazırlanan film setleri ve çok daha fazlası ziyaretçiler tarafından yakından takip edilebilecek.
Aktif eğlenceyi seven ziyaretçilerin snowboard yapabilmeleri ve şişme kızakla kayabilmeleri için sentetik buzdan yapılmış bir buz pisti ve kaydıraklar da hazırlandı. Sıcak yaz günlerinin sürdüğü bu aylarda, karlı yamaçları fethetmek isteyen ziyaretçilere profesyonel koçlar ve sporcular yardımcı oluyor.
Her yaştan ziyaretçiye eğlence imkanı
Moskova Kentsel Forumunda izleyicilerin hayal gücünü zorlayarak hayranlık uyandıran gösteriler de sunuluyor. Örneğin deneyimli bir sürücü, bir kova yardımıyla kibrit kutusunu kapatabileceğinizi, meyve kesebileceğinizi ve hatta bir cam şişeyi açabileceğinizi gözler önüne seriyor. Köpek severler içinse dört ayaklı dostlarımızın eğitimi hakkında pek çok ilginç bilgiyi edinebilecekleri gösteriler ziyaretçilerini bekliyor. Deneyimli köpekler, sundukları gösterilerle evcil hayvan eğitmenin sırlarına işaret ediyor.
Yaşça genç ziyaretçiler de ilgilerini çekebilecek pek çok etkinlik bulabilir. Bilgisayar oyunu karakterlerinin modellenmesi ile araba ve motosiklet tasarımı hakkında bilgi edinme fırsatı elde edebilirler. Çocuklarsa interaktif kum havuzunda heykeller ve hatta arkeolojik kazı bile yapabilirler.
Her yaştan misafiri ağırlayan Moskova, ziyaretçilerine dokuz katlı bina yüksekliğinde bir dönme dolaba binebilme, forumun tüm günleri boyunca gastronomi festivalinde gurme yemeklerin ve lezzetlerin tadını çıkarma fırsatı sunuyor.
MUF-2023, her yaştan insanın kendine uygun bir etkinlik bulabileceği, inanılmaz deneyimler ve izlenimler edinebileceği eşsiz bir etkinlik olma özelliği taşıyor. 1 Ağustos tarihinde başlayan Moskova Kentsel Forumu 2023, birbirinden ilgi çekici etkinlikleri ve aktiviteleri ile 10 Eylül tarihlerine kadar sürecek ve başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanından ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatacak.
PayPorter’ın iletişim ajansı Marjinal Porter Novelli oldu
Ulusal ve uluslararası para transferi ve ödeme hizmetleri sağlayıcısı PayPorter, iletişim çalışmaları için Marjinal Porter Novelli ile anlaştı. Yurt içi ve yurt dışında yaygın aracı kurum, temsilci ve şube ağıyla her türlü para transferi ve ödeme işlemlerinde kolay, hızlı ve güvenli erişime aracılık eden PayPorter’ın Türkiye genelinde kilit konumda bulunan 500’den fazla temsilcisi ve 19 uluslararası partneri bulunuyor.
Üçü İstanbul’da biri Antalya’da olmak üzere dört şubesi bulunan ve 100’den fazla çalışanı olan PayPorter, “paranın olduğu her alanda en hızlı, en güvenli ve en yaygın hizmeti vermek” vizyonuyla hareket ederek, müşterilerine yurt içi ve yurt dışı para transferi, yurt dışından ödeme alma, IBAN/EFT/Havale, kredi kartına para transferi ve fatura ödeme hizmetlerini sunuyor.
PayPorter’ın iş ortakları arasında KoronaPay, Ria, Intelexpress, PrivatBank, Shift ve Kapital Bank gibi şirketler yer alıyor. PayPorter ile Özbekistan, Kırgızistan, Filipinler, Gürcistan, Rusya Azerbaycan, Kazakistan ve Ukrayna başta olmak üzere 185’ten fazla ülkeye hızlı ve güvenli para transferi yapılabiliyor.
Ulusal ve uluslararası para transferi ve ödeme hizmetleri sağlayıcısı olarak sektörün öncülerinden olan şirket, aynı zamanda elektronik para ihracı, Sanal POS hizmetleri ve fatura tahsilatları aracılık hizmetlerinde de aktif olarak yer alıyor.
“NİTELİKLİ İNSAN TOPLUMLARIN GELECEĞİNİ, TOPLUMLAR DA DÜNYANIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİR”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT Ahlatlıbel Tesisleri’nde “Ulusal Staj Programı Kariyer Buluşması” kapsamında stajyer öğrencilerle bir araya geldi. Kendi hayatından önemli kesitler anlatan Bakan Uraloğlu, çok okumak, dil becerilerini geliştirmek, disiplinli ve düzenli çalışmanın başarıdaki en önemli anahtar olduğunu belirtti. Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın size ne kadar kıymet verdiğini yakından şahitlik edenlerden biriyim. Bilgi ve kültürle donanım çok önemli. Geniş bir perspektife sahip olmak, farklı düşüncelere açık olmak ve çokça okumak gelecekteki kariyerlerin temel taşlarından biridir. Aynı zamanda, dil becerilerinin geliştirilmesi bireyin kendini ifade etme kabiliyetini artırır. İletişimdeki başarının da anahtarıdır” diye konuştu.
Tarihin ve geçmişin önemine dikkat çeken Bakan Uraloğlu, “Tarihi bilmemiz lazım, tarihi bilip ders almazsak tekerrür edecektir. Geçmişteki deneyimlerimiz bugününün ve yarınının şekillenmesinde çok kritik bir rol oynamaktadır. Bu deneyimlerden ders çıkarmak, geleceğe daha iyi hazırlanmanın yollarından biridir. Başarıya giden yolda disiplinin çok büyük önemi var. Ne tür bir iş yapıyor olursak olalım, disiplinli ve düzenli bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Aynı zamanda dürüstlük hayatta kazanılmış en değerli hazinelerden biridir. Söz verilenin yerine getirilmesi, işlerin dürüstlük çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Hiçbir gayret, hiçbir emek asla karşılıksız kalmaz” dedi.
DOĞRU KAYNAKTAN BESLEMEK GEREKİR
Bakan Uraloğlu, “Bol bol spor yapın. Başarı için disiplin şart. En önemlisi ise kesinlikle doğru kaynaklardan beslenin. Ambalajlı ürünlere dikkat edin. Öğrencilik ve iş hayatım boyunca hep disiplinli olmaya çalıştım. Yokluğa rağmen hiç pes etmedim. Küçücük bir evde 3 arkadaş kalıyorduk. Aynı çorabı her akşam yıkayıp uygun bir yere asıp, kuruduktan sonra sabah giyerdim. Benim için her şey yerli yerinde olacak. Ne iş yapıyorsak bir kuralı ve disiplini olması şart. Disiplin ve kurallar sizi yorabilir ama başarının en temel şartları bunlar. Asla zarar gelmez” diye konuştu.
SOSYAL MEDYADAN DOĞRU BESLENMEK GEREKİR
Bakan Uraloğlu, “Dünya da bilgiye ulaşma anlamında hiçbir engelimiz yok. Sosyal medya bu anlamda bizim için çok önemli bir araç. Oralarda olmamız gerekir ama doğru beslemek şartıyla. Benim 2015 yılına kadar sosyal medya hesabım yoktu. Çünkü benim için önemli olan işime odaklanmamdı. Milletvekili aday adaylığım döneminde sosyal medya hesabım oldu. Hem oralarda neler oluyor bilmek adına, hem de gençlerin ve çocuklarımızın oralarda neler yaptığına bakmak içindi. Sosyal medya bazen çok tehlikeli olabiliyor. Bu konuda özellikle ailelerimize sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
YÜK TRENLERİ DEPREM BÖLGELERİNE YARDIM TAŞIMAYA DEVAM EDİYOR
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI ABDULKADİR URALOĞLU:
“3 BİN VAGONDAN OLUŞAN 170’İNCİ YARDIM TRENİ DEPREM BÖLGESİNE ULAŞTI”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin ardından, bölgeye yardımların aralıksız sürdüğünü belirtti. Bakan Uraloğlu, “Devletimiz her zaman milletimizin yanında olmuştur, olmaya devam ediyor. Bugüne kadar 3 bin 154 vagon afet bölgesine her türlü ihtiyacı karşılayacak malzeme taşındı. Hani hüzünlü bir türkü vardır, “kara tren gecikir, belki hiç gelmez” diye. Aksine bizim trenlerimiz hiç durmadan gece gündüz bölgeye yardım malzemeleri taşıyor. Son olarak 170’inci yardım trenimiz, 12 Ağustos’ta yola çıkmıştı şu anda bölgeye ulaştı” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, depremin yarattığı afet sonrasında kurtarma çalışmalarının sağlıklı olarak yürütülmesi ve yardımların eksiksiz ulaşmasında, demiryollarının ilk günden itibaren aktif olarak yer aldığını kaydederek, “Öncelikli olarak, iş makineleri, giyim, gıda, barınma malzemeleri ve yakıtın acil olarak bölgeye ulaştırılmasında trenler büyük önem taşımıştır. Şu ana kadar 169 yardım terini bölgeye gönderildi. 17 vagon iş makinesi, 498 vagon insani yardım malzemesi, 2 bin 280 vagon ile 4 bin 597 adet yaşam konteyneri, 266 vagon ile 320 konteyner ısıtıcı, battaniye, jeneratör, 30 vagon kömür, 4 vagon 26 adet seyyar wc, 5 adet ısıtma jeneratörü, 24 adet barınma amaçlı vagon, 30 adet servis vagonu, toplamda 3 bin 154 vagonun afet bölgesine ulaştırıldı” dedi.
SON TREN 9 AĞUSTOS’TA YOLA ÇIKTI
Bakan Uraloğlu, 170’inci trenin Afyonkarahisar’dan 12 Ağustos’ta yola çıktığını ifade ederek, “Yola çıkan trende 16 vagon içinde 32 konteyner yaşam malzemesi bulunuyordu. Depremzedelerin ihtiyaçlarını şu an ulaştırdı. Ayrıca depremzede vatandaşların barınma ihtiyaçları için ilk günden itibaren, gar ve istasyonlarda, yolcu ve personel servis vagonları ile misafirhane, sosyal tesis ve şantiyelerde toplam 6 bin depremzedeye barınma hizmeti sağlıyoruz. Deprem bölgesinden ayrılmak isteyen vatandaşlarında trenlerle tahliyesi sağlanıyor. Bu kapsamda 450 adet yolcu treni ile depremden etkilenen 77.974 vatandaşımızın deprem bölgesinden başka şehirlere ücretsiz olarak taşıdık” diye konuştu
Dünyanın En Büyük Elektrikli Araç Üreticisi BYD, Türk Tüketicisiyle Buluşmaya Hazırlanıyor
İstanbul Havalimanı’nda Cvsair Markalı Fanların Bakımları Tamamlandı
İstanbul Havalimanı, teknolojik altyapısına yapılan yatırımların bir yansıması olarak, 28 milyon m³/saat kapasiteli toplam 530 adet Cvsair markalı fanın planlı bakımını başarıyla tamamladı. Bu büyük çaplı bakım çalışmaları, havalimanının etkinliğini ve verimliliğini artırma hedefi doğrultusunda gerçekleştirildi.
İstanbul Havalimanı’nın teknik altyapısını güçlendirmek ve işleyişini optimize etmek amacıyla başlatılan proje kapsamında, 28 milyon m³/saat kapasiteli 530 adet Cvsair markalı fanın planlı bakımı sonuçlandı. Havalimanının geniş alanlarını etkili bir şekilde havalandırma ve iklimlendirme amacıyla kullanılan bu fanlar, yolcu konforunu ve operasyonel verimliliği artırmada önemli bir rol oynuyor.
Havalimanı yetkilileri, planlı bakım çalışmalarının öngörülen sürede ve etkili bir şekilde tamamlandığını belirtti. Bu bakım faaliyetleri sayesinde fanların performansı ve dayanıklılığı artırılarak, havalimanının uzun dönemli işleyişi daha sağlam hale getirildi.
İstanbul Havalimanı Teknik İşler Bölüm Direktörü, konuyla ilgili olarak, “Cvsair fanları, havalimanımızın iç mekan iklimlendirmesinde ve havalandırmasında kritik bir rol oynuyor. Planlı bakım çalışmalarını başarıyla tamamlayarak, bu sistemlerin verimliliğini artırdık ve yolcularımız ile çalışanlarımızın daha iyi bir deneyim yaşamasını sağladık.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Aynı zamanda, dünya çapında tanınmış lüks seyahat dergisi Condé Nast Traveler’ın okuyucuları, İGA İstanbul Havalimanı’nı dünyanın en iyi havalimanı olarak seçti. Derginin her yıl yayınladığı listede daha önce iki yıl üst üste ikinci sırayı alan İGA İstanbul Havalimanı, bu yıl birinciliğe yükselerek liderliği Singapur Changi Havalimanı’ndan devraldı.
İstanbul Havalimanı’nın teknik altyapısına yönelik gerçekleştirilen bu önemli yatırım ve planlı bakım çalışmaları, yolcu memnuniyeti ve operasyonel verimliliği artırma amacı doğrultusundaki atılımların sadece bir örneğini oluşturuyor. Havalimanının teknolojik altyapısındaki bu tür yenilikler, uluslararası standartlara uygun bir şekilde işleyen modern bir hava yolculuğu deneyimi sunma hedefi doğrultusunda, Türk havacılık sektörünün ilerlemesine katkı sağlamaya devam ediyor.
Upcycle İstanbul Art and Design Festival, 16 – 17 Eylül’de ziyaretçileriyle buluşmaya hazırlanıyor
Festivalde bu yıl tüketim alışkanlıkları sorgulanacak
İstanbul’un ileri dönüşümü odağına alan, sosyal etkisi yüksek, çevre dostu festivali Upcycle İstanbul Art and Design Festival, başlattığı ileri dönüşüm hareketini bir üst seviyeye çıkarmaya hazırlanıyor. 16 Eylül Dünya Temizlik Günü ve 17 Eylül tarihlerinde Müze Gazhane’de gerçekleşecek festivalin bu seneki teması ise sorumlu tüketim. Sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratan sanat eserlerine, atıklara ikuuinci şans veren tasarımlara ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak festival, herkesi tüketim alışkanlıklarının yarattığı çevresel etkiyi birlikte sorgulamaya çağırıyor.
“Eskiye değer katan dönüşüm” sloganıyla yola çıkan sürdürülebilir sosyal etki platformu Upcycle İstanbul; ileri dönüşüm ve kaynakların verimli kullanımı konusunda bilinç oluşturmak, atıkların değerlendirilerek tekrar kullanıma kazandırılabileceğini sanat ve tasarım aracılığıyla göstermek ve her türlü dönüşümün sürdürülebilir çevresel faydalarına dikkat çekmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ destekleriyle Upcycle İstanbul Art and Design Festival’in ikincisini 16 Eylül Temizlik Günü ve 17 Eylül tarihlerinde düzenliyor.
Kendisi de ileri dönüşüm hareketinden ilham alınarak tasarlanan Müze Gazhane’de gerçekleşecek olan Upcycle İstanbul Art and Design Festivali, bu sene sorumlu tüketim kavramını sahipleniyor. Tüketim alışkanlıklarının kaynakları sınırlı olan dünyada yarattığı etkiyi fark ettirmeyi amaçlayan festivalde çevre konularını kendine mesele edinmiş sanatçıların ve tasarımcıların eserleri, kısa film ve belgesel gösterimleri, paneller, söyleşiler dinletiler ve atölyeler olacak. Sanatın dönüştürücü gücüne inanan Upcycle İstanbul Art and Design Festival, tüm İstanbul’u toplumsal bir dönüşüm için çözüme giden yolu değerlendirmeye davet ediyor.
Türkiye’de Bir İlk: Sosyal Etki Tahvili Hayata Geçirildi!
İstanbul’da gençlere ücretsiz yazılım eğitimi verilerek istihdamları sağlanacak.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda çalışan İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), genç işsizlerin yetiştirilip istihdam edilmelerini sağlayacak 1 Milyon 250 Bin Dolarlık Sosyal Etki Tahvilini hayata geçirdi. Sosyal etki tahvili ile yazılım sektörüne kazandırılacak gençler, eğitim programı ile geleceğin becerileriyle donatılarak istihdam edilecek.
İlk Sosyal Etki Tahvili: “İstanbul Kodluyor” Projesi Başladı!
İstanbul Kodluyor Projesi, gençlere yazılım eğitimleri sağlayarak gençlerin yeteneklerini ve becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Yazılımcı yetiştirme programlarını başarıyla tamamlayan gençler, yazılım sektöründe iş fırsatlarına kavuşacak. Bu proje ile 550 işsiz genç, geleceğin becerileri ile donatılarak istihdama kazandırılacak. Aynı zamanda firmaların yazılım alanında yetişmiş insan kaynağı ihtiyacı da karşılanacak.
Nasıl Uygulanacak?
İSTKA, İngiltere merkezli etki yatırımcısı Bridges Outcomes Partnerships ile iş birliği yaparak Türkiye’nin ilk sosyal etki tahvilini hayata geçirdi. Bu kapsamda Bridges Outcomes Partnerships, tüm riski alarak hizmet sağlayıcıya ön finansman sağlayacak, ancak sözleşmede öngörülen hedeflerin başarılması durumunda İSTKA tarafından ödeme alacak.
Yatırımcılara ödeme, belirlenen hedeflere ulaşılması halinde yapılacak. Yatırımcı, hedeflere ulaşılmasını sağlarsa İSTKA’dan ek getiri de elde edecek. Performansa dayalı olan bu sistemin en önemli hedefi ise yazılımcı adaylarının işe yerleştirildikten sonra en az 6 ay boyunca istihdamda kalması. Hedeflere ulaşılamaması durumunda herhangi bir ödeme gerçekleştirilmeyecek.
Performansa dayalı ödeme şekli, kalkınma ajansları için de bir ilk oluşturuyor. İstanbul Kodluyor ismiyle pilot olarak gerçekleştirilen performansa dayalı finansman modelinin başarılı olması halinde diğer bölgelere ve sektörlere de yaygınlaştırılması öngörülüyor.
Kimler Başvurabilir?
Programa, yazılım sektöründe kariyer yapmak isteyen 18-35 yaş arasındaki en az lise mezunu ve son bir yıldır işsiz olan gençler başvuru yapabilecek. Ayrıca, kadın başvuru sahipleri öncelikli olarak değerlendirilecek.
Nasıl Başvurulur?
Programa katılmak isteyen gençlerin başvuruları, istanbulkodluyor.com sitesi üzerinden kabul edilecek.
Turkey yerine Türkiye oldu
Yeni markamız World of Türkiye’yi kamuoyuna duyuruyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan “marka olarak ‘Türkiye’ ibaresinin kullanımı” genelgesi sonucunda 8 yıllık Times of Turkey serüvenimizi World of Türkiye markası ve worldofturkiye.com web sitesi üzerinden devam etme kararı aldık.
Times of Turkey’deki tüm ekibimizle artık yeni markamız World of Türkiye’de olacak. Kamuoyunun haber alma hakkını en doğru, tarafsız ve hızlı bir şekilde sunmaya devam edeceğiz.Bizi takipte olduğunuz için teşekkür ederiz
Amazon.com.tr‘de “Sezon Sonu Fırsatları” için son üç gün
Amazon.com.tr‘de ilkbahar ve yaz ürünlerinin kaçırılmayacak indirimlerle sunulduğu “Sezon Sonu Fırsatları” indirimlerinde son günlere girildi. Cuma günü sona erecek kampanya kapsamında Amazon.com.tr müşterileri, günlük giyimden ayakkabılara, kadın giyimden saat ve aksesuarlara, birçok kategori içerisinde yer alan ürünleri birbirinden uygun fırsatlardan faydalanarak satın alabiliyor.
Amazon.com.tr‘nin mevsim sonu alışverişlerinde tasarruf etmek isteyenler için sunduğu “Sezon Sonu Fırsatları” kampanyasının bitimine sadece üç gün kaldı. 18 Ağustos Cuma gününe kadar geçerli “Sezon Sonu Fırsatları” boyunca tüm Amazon.com.tr müşterileri, günlük giyimden spor ürünlerine, çanta ve aksesuardan saatlere kadar çok geniş bir yelpazedeki ürün seçkisinde cazip indirimlerden faydalanabiliyor.
Tatil Dönüşü Oyun, Gaming İstanbul ile Yeniden Başlıyor
Dünyanınen büyük 8 uluslararası oyun ve e-spor etkinliğinden birisi olan Gamingİstanbul’da oyun kaldığı yerden tüm heyecanıyla devam ediyor. Dünyanın en çokkadın ziyaretçi ağırlama rekorunu da elinde bulunduran oyun etkinliğine sahipGaming İstanbul (GIST) 22 – 24 Eylül 2023 tarihleri arasında Yenikapı’daki Prof.Dr. Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Gaming İstanbulkapsamında ayrıca oyun profesyonelleri için düzenlenen B2B etkinlik Indieway’deise aralarında Execution Labs’ın Kurucu Ortağı Jason Della Rocca ve RemoteControl Productions’ın CEO’su Hendrik Lesser gibi oyun endüstrisinin küreselçaptaki birçok önemli ismi konuşmacı olarak yer alacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi veiştirakleri Medya A.Ş ile OGEM’in ana sponsorluğu ile bu yıl yedincisidüzenlenecek Gaming İstanbul her yıl olduğu gibi birçok oyuncu ve oyun sektörüprofesyonelini bir araya getiriyor.
22 – 24 Eylül 2023 tarihleriarasında Yenikapı’daki Prof. Dr. Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’ndedüzenlenecek Gaming İstanbul, dünyadevi oyun ve donanım firmalarının en yeni ürünlerini oyun severlerlebuluşturacak. Gaming İstanbul’da ziyaretçiler ödüllü e-spor karşılaşmalarına veturnuvalara katılacak, ünlü internet yayıncılarıyla buluşacak ve üç gün boyuncaoyun dünyasının renkli atmosferinde yaşayacaklar. Ziyaretçiler, Gaming İstanbuliçindeki alışveriş alanı, cosplay alanı, çocuk parkı ve serbest geliştiricialanına da giriş hakkına ayrıca sahip olacak.
Oyun dünyasından önemli konuşmacılar B2B etkinlikIndieway’de
Gaming İstanbul’un resmi B2Betkinliği olan Indieway’de Gaming İstanbul’danbir gün önce 21 Eylül’de başlayacak ve 24 Eylül’e kadar alanında uzman birçokkonuşmacıyı oyun profesyonelleri ile bir araya getirecek.
Oyun dünyasının tecrübeli ismi Jason Della Rocca ile birliktegerçekleşecek “Stüdyonuzu finanse etmenin ve ölçeklendirmenin sırları” konuluiş eğitim kampı ile 21 Eylül’de başlayan Indeway’de ayrıca 24 Eylül’e kadarBlay Games Art Direktörü Maya Bora, Upgrade Entertainment Bölüm TasarımcısıBalım Alpay ve Remote Control Productions CEO’su Hendrik Lesser gibi oyunendüstrisinin önemli isimleri yer alacak. Oyun sektörüne yönelik iş geliştirmeetkinliği ve ekosistemi Indieway’de bu sene yerli ve yabancı 3000 kadar önemlikatılımcıyla seminerler ve iş geliştirmeye yönelik toplantılar düzenlenecek.
Serbest oyun geliştiricilerine ücretsiz yer veren tek oyunetkinliği
PC’den konsola, mobil oyunlardane-spor turnuvalarına kadar pek çok platformdaki oyunu ziyaretçileriyle biraraya getiren Gaming İstanbul’da ayrıca yeni çıkan oyunların ilk gösterimleri,ünlü yayıncılarla takipçi buluşmaları, donanım markalarının en yeni ürünleri,oyun jam’leri ve serbest geliştiriciler için özel alanlar yer alıyor. Serbestgeliştiricilere ücretsiz yer ayıran tek oyun etkinliği olma niteliği taşıyanGaming İstanbul bu yıl başvuruların niteliği ölçüsünde 36 oyuna ücretsiz olarakyer verirken toplamda 50’nin üzerinde serbest oyun geliştiriciyi ziyaretçi veyatırımcılarla buluşturacak.
Yeni oyunlar Gaming İstanbul’da görücüye çıkıyor
Ülkemizden çıkan önemli oyungeliştiricilerin yeni oyunları da Gaming İstanbul’da görücüye çıkıyor. Compassof the Destiny: İstanbul, Cardboard Town, Land of the Vikings, DirilişErtuğrul, Mayhem Brawler II: Best of Both Worlds, Castle of Alchemists, BookWarrior ve Pile Up gibi yeni oyunlar da Gaming İstanbul’da oyunseverlerindeneyimine sunulacak. Ayrıca Upgrade Entertainment’ın adı henüz açıklamayan PC- Konsol oyunu da GIST’de duyurulacak ve oynanabilir olacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ana sponsoruolduğu Gaming İstanbul’da Medya A.Ş, OGEM, Turkcell GeForce NOW, Turkpin,Upgrade Entertainment, Aorus, Indomie, eTatil.com.tr, Kopazar, Next in Game,Gaming in Turkey, publishme global, Codeo, Unity, SteelionStudios, Tekden Film, BugLab Tekmer, Otyazılım,Laps Games, Warleague, Hero Concept, Pyro Games, Alfish Games, Women in Games,Blockchaingames,Olgun Hukuk, NewGen, RDSTercüme, Gizala, Bir Otakunun Müzesi, Reorah Collection ve XP Pen gibi marka,oyun ve kuruluşların bulunduğu, yeni oyunların tanıtıldığı, birbirindeneğlenceli cihazların oyun severlerin beğenisine sunulduğu ve aynı zamandaödüllü turnuvaların yapıldığı Gaming İstanbul ve B2B etkinliği Indieway ileilgili tüm bilgilere ve etkinliğin biletlerine www.gamingistanbul.com ve www.biletino.com adreslerinden ulaşılabiliyor.