Ekonomi

İşsizlik Rakamları değerlendirme, Sıcak balon uçuşları, diğer ekonomi-teknoloji haberleri

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın İşsizlik Rakamlarını Değerlendirdi

Başkan Yalçın: İstihdamın Artırılabilmesi İçin Yatırıma Yönelik Krediler Artırılmalıdır

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuyla paylaşılan, 2024 yılı Mart ayı işsizlik verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başkan Mehmet Yalçın, “İşsizlik rakamının 2024 yılı Mart ayında yüzde 8,6 seviyesine gerilemesi sevindiricidir. İşsizlik oranındaki düşüşün sürmesi için Türkiye ekonomisinin orta vadeli program kapsamındaki hedeflerini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Yeni istihdam kapılarının açılabilmesi için yeni yatırımların yapılması zarurettir. Sanayicilerimizin yeni yatırımlarını artırılabilmesi için yatırım kredileri çeşitlendirilmeli ve artırılmalıdır.” dedi.

Başkan Yalçın, “TÜİK tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 19 bin kişi azalma göstererek 3 milyon 57 bin kişi olmuştur. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. İşsizlik oranı, geçen yılın aynı ayına göre ise 1,4 puan azalmıştır. Mart 2024’te işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 12,0 olarak tahmin edilmiştir.” diye konuştu.

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın açıklamasında, “İstihdam edilenlerin sayısının 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 139 bin kişi arttığını görmekteyiz. Bu artışla toplam rakam 32 milyon 588 bin kişi olmuştur. İstihdam oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 49,5’e ulaşmıştır. Bu oran erkeklerde yüzde 66,9 iken kadınlarda ise yüzde 32,5 olarak gerçekleşmiştir. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı da bir önceki aya göre 0,4 puan azalma göstermiş ve yüzde 15,1 seviyesinde gerçekleşmiştir.” ifadelerini kullandı.

Başkan Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Hükümetimizin Orta Vadeli Program kapsamında ortaya koyduğu hedeflere ulaşılması ekonomimiz için önem arz etmektedir. Bu konuda ortaya konulan iradeden şüphemiz bulunmamaktadır. Mart 2024 dönemi işsizlik verileri, düşüş yönlü eğilimin devam edebilmesinin mali yapıda sağlanacak dengeyle mümkün olabileceğini göstermektedir. Yüksek enflasyon riskinin azaltılmasıyla, yatırımların ve ihracatın da artacağını öngördüğümüzde, işsizlik rakamları da beklentilerin daha da altına gerileyebilecektir. Sanayiciler olarak, daha çok üretmek, daha çok ihracat yapmak ve daha çok istihdam sağlamak arzusunda olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.”

TÜRKİYE SICAK HAVA BALONCULUĞUNDA ZİRVEDE

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün sıcak hava balonlarında güvenli uçuşa yönelik yaptığı çalışmalar sayesinde balon uçuşlarının yoğunlaştığı 2011 yılından 1 Mayıs 2024 tarihine kadar 310 bin 301 balon uçuşu ile 5 milyon 863 bin 176 yerli-yabancı yolcunun uçurulduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de şu anda ruhsatlandırılmış 67 balon işletmesi, 6 onaylı eğitim organizasyonu, 434 balon ve 682 balon pilotu bulunduğunu belirterek, “Ticari olarak uçuş yapan yolcu sayısı 2022 yılında rekor düzeye ulaşarak 750 bin olmuştu. 2023 yılında gerçekleşen 27 bin 318 uçuşla 615 bin 63 kişi balon ile uçmuştu. 2024 yılında ise 1 Mayıs itibariyle henüz tatil sezonu başlamamasına rağmen yolcu sayısı 183 bin 574’e ulaştı. Bu rakam bu yıl yeni bir rekora imza atılacağının bir göstergesi.” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de faaliyet gösteren sıcak hava balonu işletmeleri, filolarında yer alan hava araçları ve Türkiye’deki sıcak hava balonculuğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin gerek trafik hacmi gerekse uçulan gün sayısı bakımından dünyanın en büyük ticari sıcak hava balonu operasyonunu yürüten ülkesi olduğunun altını çizerek, Kapadokya’da bir günde yapılan uçuş sayısına dünyanın diğer uçuş yapılabilen bölgelerinde sadece festivallerde ulaşılabildiğini ifade etti.

Türkiye’de halihazırda ruhsatlandırılmış 67 sıcak hava balon işletmesi ve buna ilave 6 onaylı eğitim organizasyonu bulunduğunu belirten Uraloğlu, bahse konu olan balon işletmelerinin filolarında 434 balon ve mevcutta 682 balon pilotunun bulunduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, “Ülkemizde Kapadokya, Pamukkale, Soğanlı, Çat, Ihlara, Afyonkarahisar ve Antalya olmak üzere toplam 7 bölgede balon uçuş faaliyeti yürütülmektedir. Bu uçuşların yüzde 80’den fazlası Kapadokya bölgesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de balon uçuşlarının yoğunlaştığı ve Kapadokya’nın bilinirliğinin arttığı 2011 yılından bu yana 310 bin 301 uçuşla 5 milyon 863 bin 176 yerli-yabancı yolcu balon ile uçtu.” dedi.

Ticari olarak taşınan balon yolcu sayısının 2022 yılında rekor düzeye ulaşarak 750 bin seviyelerine ulaştığının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “2023 yılında gerçekleşen 27 bin 318 uçuşta 615 bin 63 kişi balon ile uçuş yapmıştı. 2024 yılına baktığımızda ise 1 Mayıs itibarıyla 183 bin 574 kişinin balon ile uçtuğunu görüyoruz. Bu sayı bize tatil sezonunun başlamamasına rağmen rekora seviyeye ulaşabileceğini gösteriyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin en fazla balon faaliyetinin yürütüldüğü Kapadokya bölgesinde, iklim ve rüzgar yapısının yılda ortalama 280 güne kadar uçuş yapılmasına müsaade ettiğini de dile getiren Uraloğlu şu şekilde devam etti:

“2022 yılından bu zamana kadar aylık ortalama 2 bin 500 balon uçuşu yapılan Kapadokya bölgesinde o süreçten bu sürece aylık ortalama 50 bin yolcuya hizmet verildi. Bu da yılda 600 bin kişi demektir. Bu sayı dünyada eşsizdir. Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde yılda en fazla 60 gün uçuş yapılabiliyor. Kapadokya bölgesindeki uçuş sayısına en yakın sayılabilecek ticari uçuşlar Kenya’da yapılıyor. Kenya’da günde yaklaşık 40-50 civarında balon uçuyor ancak, yılda en fazla 120 gün uçuş gerçekleştirilebiliyor. Ticari balon operasyonlarının yoğun olduğu Avusturalya ve Tanzanya’da uçulabilir gün sayısı da 100 ile 120 gün arasında değişmektedir”

BAKAN URALOĞLU:“YERLİ VE MİLLİ VAGONLAR TÜRKİYE’NİN YÜKÜNÜ TAŞIYACAK”

TÜRASAŞ tarafından üretilen 27 adet Konteyner Vagonu TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü’ne teslim edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Eskişehir’de yerli ve milli imkanlarla üretilen vagonların TCDD Taşımacılık bünyesinde ağırlıklı olarak yük taşımacılığında kullanılacağı belirtilirken, 1 vagonun 2 adet 40 ayak konteyner yükleme ve toplam 108 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip olarak üretildiği ifade edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli vagon üretiminin lojistik açıdan önemli bir atılım olduğunu vurguladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı TÜRASAŞ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen 27 adet konteyner vagonları TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü’ne teslim edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi (TÜRASAŞ) tarafından Eskişehir’de yerli ve milli imkanlar ile üretilen ve ağırlıklı olarak konteyner taşımacılığında kullanılacak vagonların 2 adet 40 ayak konteyner yükleme ve toplam 108 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip olduğu belirtildi.

“Bir Yılda 200 Adet Vagon Üretilecek”

Söz konusu vagonların uluslararası kullanıma olanak sağlayan TSI (Karşılıklı İşletilebilirlik Teknik Şartnameleri) standartlarına uygun şekilde imal edilerek tescili yapıldığının altı çizilen açıklamada, bu vagonlardan yıl içerisinde toplam 200 adet üretilmesinin planlandığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“2025 yılında 200, 2026 yılı içerişinde de 480 adet üretilecek. Sgggrs(yük taşıma vagonu) olarak rumuzlandırılan vagonlar demiryolu taşımacılığında yurt içi ve yurtdışında oldukça talep görmektedir. Tasarımından üretimine tamamen yerli ve milli olarak üretilen vagonlar, kombine yük taşımacılığında yüksek yük taşıma kapasitesi ve aktarma kolaylığı nedeniyle tercih edilmektedir. Kısa tasarımı sayesinde bir tren dizisine daha fazla sayıda vagon bağlanabilmekte, böylelikle daha verimli tren işletmeciliği yapılabilmektedir. Yeni nesil konteyner vagonları daha fazla yük taşıma kapasitesi sayesinde ekonomik ve çevre dostu yanıyla ön plana çıkacak.”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli vagon üretiminin lojistik açıdan önemli bir atılım olduğunun altı çizerek, “Ulusal ve uluslararası yük taşımacılığında vagon üretimi yapan bir ülke olarak çevre dostu ve ekonomik vagonlarımız ile lojistik sektörüne yeni bir soluk getiriyoruz. Yerli ve milli vagonlarımız Türkiye’nin yükünü taşıyacak” dedi.

Kontrolmatik Teknoloji ve Pomega, Siemens Çözümleriyle Operasyonlarını Standartlaştıracak bir ‘Mühendislik İttifakı’ Kuruyor

Batarya ve sürdürülebilir enerji çözümleri pazarı hızla büyüyor. Ulaşım ve enerji sistemlerinde karbonsuzlaşmayı sağlayacak bataryalar için en üst seviyede sürdürülebilir bir değer zincirine duyulan ihtiyaç da aynı paralelde artıyor.

Siemens bu amaçla, sistem entegrasyonu, enerji üretimi, iletimi ve dağıtımı alanlarında küresel bir EPC lideri olan Kontrolmatik Technology ve Kontrolmatik iştiraklerinden Pomega Energy Storage Technologies ile yeni bir iş birliğine imza atıyor. Üç şirket arasında kurulan bu iş birliği, daha sürdürülebilir bir enerji sistemine geçişi sağlamak için sürdürülebilir bir küresel batarya ekosistemi oluşturmaya odaklanacak.

Bu iş birliğiyle, Pomega Energy Storage Technologies Amerika ve Kontrolmatik Amerika, Kuzey Amerika’daki enerji depolama operasyonlarını hızlandırmış olacak.

Konuyla ilgili olarak konuşan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Saim Hacıağaoğlu şunları kaydetti: “Siemens ile yaptığımız iş birliği, Kontrolmatik’e Siemens ile mühendislik, entegratör ve yazılım ortağı olarak kendini kanıtlama fırsatı sağlayacak. Bunun karşılığında biz de Kontrolmatik/Pomega olarak Siemens otomasyon ekipmanı ve yazılım çözümlerinin standartlaştırılmasına yardımcı olacağız. Kontrolmatik ve Pomega olarak bizi her zaman en son teknolojinin en ön saflarında tutacak fırsatlar arıyoruz ve Siemens ile çalışmak da bu yöndeki başarımızın devamını sağlayacak.”

Söz konusu iş birliği, her üç şirketin de küresel erişimini genişletirken sürdürülebilir enerji depolama alanındaki çabalarına da önemli katkılar sağlayacak. Siemens, tedarik zincirinden geri dönüşüme ve yeniden kullanıma kadar uçtan uca teknolojisiyle ABD’de pil üretimini artırmaya yardımcı olmaya devam ederken, bu amaçla çalışacağı güçlü endüstri ortaklarıyla iş birliği yapmayı arzu ediyor. Kontrolmatik ve Pomega, özellikle Pomega’nın Türkiye’deki ilk LFP batarya fabrikasında Siemens çözümlerinin kullanımını tam ve sürekli destekle optimize ederek standartlaştıracak.

İş birliği hakkında bir açıklama yapan Siemens’ten Jefi Bardavit de şunları kaydetti: “Siemens, Kontrolmatik ve Pomega arasındaki bu heyecan verici iş birliğinden duyduğum coşku ve iyimserliği ifade etmek istiyorum. Bu alanda küresel bir ittifak kurma ihtimali gerçekten ilham verici ve bu aynı zamanda ortaklığımızda yenilikçilik, verimlilik ve en son teknolojiye olan bağlılığı simgeleyen önemli bir kilometre taşına işaret ediyor. Siemens, Kontrolmatik ve Pomega arasındaki sinerji, endüstri standartlarını yeniden tanımlamaya ve dönüştürücü çözümler yaratmaya hazırlanıyor. Hizmet verdiğimiz alanlarda çığır açan gelişmelerin önünü birlikte açıyoruz. Ortak değerlerimiz ve hedeflerimizle uyumlu olan bu ittifak, dünya çapındaki tüm müşterilerimize benzersiz bir değer sunma konusundaki kararlılığımızı da pekiştiriyor. Birlikte yaratacağımız olumlu etkiye tanık olmak için sabırsızlanıyor ve başarı ve büyümenin devam edeceği bir geleceği dört gözle bekliyorum.”

Buna ek olarak eğitim, işgücü ve araştırmaya da birlikte odaklanmaya karar veren üç şirket, Güney Carolina Üniversitesi (USC) ile de ortak bir iş birliği tesis etti. Pomega halen, Güney Carolina Üniversitesi’ne Siemens otomasyon ve yazılım çözümlerini kullandığı ve 2024 sonunda tamamlanması planlanan bir pilot batarya üretim hattı kuruyor. Siemens’in akademi ile iş birliği sayesinde burada kullanılan yazılımların büyük bir kısmı da üniversiteye bağışlandı.

Güney Carolina Üniversitesi’nden Doktor William E. Mustain konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “USC, bataryalara yapılan 30 yıllık yatırım ve araştırma üzerine inşa edilen batarya pilot üretim ve test kabiliyetlerinde önemli bir genişlemenin ortasında yer alıyor. Tasarladığımız bu tesisi hayata geçirmek için bizimle aynı vizyonu paylaşan ve projeye benzersiz becerilerini katacak ortaklar gerekiyor. Siemens, Kontrolmatik ve Pomega ile başarı için doğru ortakları bulduğumuza inanıyoruz. Bu ekibin birleşik iş, bilim ve teknoloji deneyimi, bütünün parçaların toplamından daha büyük olduğu bir şey yaratıyor ve eyaletimiz adına sürdürülebilir bir eğitim, inovasyon ve iş modeli sağlamak için güçlü bir temel oluşturuyor. Siemens, üniversitemizdeki öğrencileri güçlü bir şekilde desteklemekte ve eğitime olan bağlılığını ortaya koymaktadır. Dijital tasarım ve işletimle ilgili sağladıkları kaynaklar, öğrencilerimizin mezun olur olmaz enerji dünyasına katkıda bulunmaya hazır olmalarını sağlayacak.”

Siemens ve Kontrolmatik, ABD’de üretilen özelleştirilmiş uçtan uca çözümlerle ABD batarya enerji depolama endüstrisini genişletmek için yakın iş birliği içinde çalışacak. Pomega’nın Güney Carolina’daki PΩCenter’ı, ABD’de yalnızca şebeke ve konut batarya depolamasına yönelik LFP çözümlerine adanmış ilk tesislerden biri olacak.

Kontrolmatik:

Türkiye’nin önde gelen mühendislik şirketlerinden biri olan Kontrolmatik, 2008 yılında İstanbul’da kurulmuş olan, enerji ve teknoloji sektörlerine katma değerli ürün ve hizmetler sunan bir mühendislik şirketi, sistem entegratörü, teknolojik ürün ve çözüm sağlayıcısıdır. Kontrolmatik, yazılım, donanım ve sistem geliştirmenin yanı sıra entegrasyon, enerji üretimi, iletimi, dağıtımı ve enerji depolama teknolojileri alanlarında uçtan uca dijital çözümler sunmaktadır. Kontrolmatik ayrıca mühendislik çözümleri için Nesnelerin İnterneti (IoT) konusunda uzmanlaşmış olup yenilikçi ve sürdürülebilir teknoloji odaklı yaklaşımlarla karbon nötr ve daha yaşanabilir bir dünya için çevre dostu teknolojiler geliştirmektedir.

Virginia ve Güney Carolina merkezli bir batarya enerji depolama şirketi olan Pomega Energy Storage Technologies, endüstri lideri güvenlik, güvenilirlik ve verimlilik ile enerji depolama teknolojisi sağlamayı amaçlamaktadır. Şirket, üretimden kuruluma, işletme ve bakıma kadar tamamı ABD’de üretilen özelleştirilmiş uçtan uca çözümler sunmaktadır. Dünyanın en büyük 22. sistem entegratörü ve enerji üretimi, iletimi ve dağıtımında küresel bir EPC lideri olan Kontrolmatik Technologies’in bir iştiraki olan Pomega, Türkiye’deki ilk LFP pil fabrikasını 2023 yılı Ağustos ayında hizmete almıştır.

Siemens Dijital Endüstriler:

Siemens İşletme Şirketi Digital Industries (DI), otomasyon ve dijitalleşme alanında bir inovasyon lideridir. İş ortakları ve müşterileriyle yakın iş birliği içinde olan DI, proses ve ayrık endüstrilerdeki dijital dönüşümü yönlendirir. DI, Digital Enterprise portföyü ile her büyüklükteki şirkete tüm değer zincirini entegre etmek ve dijitalleştirmek için uçtan uca bir dizi ürün, çözüm ve hizmet sunmaktadır. Her sektörün özel ihtiyaçları için optimize edilen DI’nin benzersiz portföyü, müşterilerin daha fazla üretkenlik ve esneklik elde etmelerini destekler. DI, geleceğin en ileri teknolojilerini entegre etmek için portföyüne sürekli yenilikler ekliyor. Uluslararası alanda yaklaşık78.000 çalışanı bulunan Siemens Digital Industries’in küresel merkezi Almanya / Nürnberg’tedir.

Dünya markalarına yeni Pazarlama Direktörü

Saruhan Holding bünyesinde bulunan dünya markaları, Fakir Hausgeräte, De’Longhi, Braun ve İYO’nun Pazarlama Direktörlüğü’ne sektörün deneyimli isimlerinden Seda Altınok getirildi.

Saruhan Holding çatısı altında bulunan Fakir Hausgeräte, De’Longhi, Braun ve İYO gibi dünya markalarının pazarlama ve iletişim çalışmalarından sorumlu kişi; uzun yıllar global ve yerli markalarda önemli çalışmalara imza atan Seda Altınok oldu.

Doğu Akdeniz Üniversitesi mezunu Altınok, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde aldığı eğitimler sonrasında profesyonel meslek hayatına ilk olarak Turkcell’de başladı. Elginkan Holding bünyesinde yer alan ECA markasının tüm pazarlama iletişim çalışmalarından sorumlu olan Altınok daha sonra Samsung Electronics’te görev aldı. Emporio Armani, Versace, Kenzo, Calvin Klein ve Guess gibi dünyaca ünlü moda markalarının Türkiye distribütörü Çiçek Retail Group’ta görevine devam eden Altınok son olarak, sporculara yönelik gıda takviyesi sunan Supplementler markasının iletişim çalışmalarını yürüttü.

Saruhan Holding Ailesine katılan Altınok, Fakir Hausgeräte, De’Longhi, Braun ve İYO markalarının; pazarlama, iletişim, E-commerce, dijital pazarlama, CRM, medya planlama ve satın alma çalışmalarından sorumlu olacak.

Sağlık için takip ve tanıya yönelik hızlı, ekonomik ve özgün nanoteknolojik çalışmalar yürüten NANOSİS Platformu3. çalıştayda buluştu.

TÜBİTAK 1004 tarafından desteklenen SUNUM Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi liderliğinde yürütülmekte olan NANOSİS Platformu, 7 Mayıs 2024’te üçüncü kez düzenlenen çalıştayda bir araya geldi. Sağlık için takip ve tanıya yönelik hızlı, ekonomik ve özgün nanoteknolojik bileşen, ürün ve sistemlerin geliştirilmesini hedefleyen Platformun Araştırma Programı Yönetici Kuruluş Lideri ve SUNUM Direktörü Prof. Dr. Fazilet Vardar, “6 tema ve 16 projeden oluşmakta, 4 yılda toplamda 23 son ürün, 33 yan ürün ve çeşitli ara ürünlerin çıkması beklenmektedir” dedi.

SUNUM Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin öncülüğünde TÜBİTAK 1004 desteğiyle hayata geçirilen NANOSİS Platformu, 7 Mayıs 2024’te üçüncü kez düzenlenen çalıştayda SUNUM’da tekrar bir araya geldi.

Araştırma Programı Yönetici Kuruluş Lideri ve SUNUM Direktörü Prof. Dr. Fazilet Vardar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen çalıştay, platform paydaşı kurumların üst düzey yetkililerinin konuşmalarıyla başladı. Ardından Araştırma Programı Yürütücüleri çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdiler. Ürünleşme yolculuğuna odaklanan çalıştayda Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rana Nomak Sanyal, ‘’Lab’dan Kliniğe Bir Nanoilaç Öyküsü’’ başlıklı, Stratis Group kurucusu Dr. Souheil El Hakim ise ‘’Product Devolepment Process – Dos and Don’ts’’ başlıklı konuşmalar yaptılar. Gün boyu sergilenen Ürün Prototipleri ve Platform Fikri Çıktı Posterleri katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi.

NANOSİS Platformunun üçüncü çalıştayında konuşan Araştırma Programı Yönetici Kuruluş Lideri ve SUNUM Direktörü Prof. Dr. Fazilet Vardar, platformdaki araştırmacıların NANOSİS’in “sağlığı tehdit edici ve kontaminasyona neden olan etmenlerin saptanması ve önlenmesine odaklanılmış araştırmalar” vizyonuyla değerli çalışmalar yürüttüğünü söyledi ve platformla ilgili şu bilgileri verdi: “6 tema ve 16 projeden oluşan NANOSİS Platformunda, 4 yılda toplamda 23 son ürün, 33 yan ürün ve çeşitli ara ürünlerin çıkması beklenmektedir. Bu prototip ve teknolojiler, öncelikli sağlık hedefli olmak üzere otomotivden çevreye, tekstilden enerjiye uzanan diğer sektörlere de çözümler sunmaktadır. Araştırma programlarının ilki, sıvı fazında hastalıklara neden olacak ajanların tespitine yönelik projelerden oluşmaktadır. Bir diğer başlık gaz fazında hastalıklara, sağlık sorunlarına neden olabilecek birtakım kimyasalların tespitine yönelik algılayıcılardan oluşmaktadır. Üçüncü başlıkta giyilebilir teknolojilerle sağlık takibine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Dördüncü başlıkta çok düşük konsantrasyonlarda birtakım kimyasalların tespiti, nefesten hastalık tespiti gibi uygulamalara yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Beşinci başlıkta ise kanser belirteçlerini kullanarak kanserin erken teşhisi yönünde çalışmalar gerçekleştirilmektedir.”

NANOSİS Platformu, sağlık için takip ve tanıya yönelik hızlı, ekonomik ve özgün nanoteknolojik bileşen, ürün ve sistemlerin geliştirilmesini hedefliyor. NANOSİS Platformu 1’i Danışman/Hizmet Tedarikçisi olmak üzere 8’i Üniversite, 7’si Danışman/Hizmet Tedarikçisi olmak üzere 12 Özel Sektör Kuruluşu, 2’si Kamu Araştırma Merkezi olmak üzere 22 kurum/kuruluş ile 150 kadar araştırmacıdan oluşuyor. Araştırma Programı Yürütücü Kuruluşları arasında Yeditepe Üniversitesi, Arçelik, Kordsa, SUNUM, Sabancı Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi yer alıyor. Toplam bütçesi 64,6 milyon TL olan NANOSİS’te, 35 milyon TL bütçeli Araştırma Programı SUNUM tarafından yürütülüyor. Platformda toplam 14 SUNUM tam zamanlı araştırmacısı görev yapıyor, 85 bursiyer ve 32 yeni araştırmacı istihdam ediliyor.

Anadolu Isuzu’dan Avantajlarla Dolu Yaz Bakım Kampanyası
Anadolu Isuzu, 31 Mayıs tarihine kadar sürecek yaz bakım kampanyasıyla kaçırılmayacak avantajlar sunuyor. Kampanya kapsamında yedek parça indirimleri, yakıt çeki hediyesi, ücretsiz sağlık ve 40 nokta bakım kontrolü gibi fırsatlar bulunuyor.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yaza avantajlarla dolu bir bakım kampanyasıyla başlıyor. En yaygın servis ağına sahip otomotiv markası olan Anadolu Isuzu, ürün gamında bulunan kamyon, kamyonet, pick up ve otobüs grubundaki tüm araçları için Mayıs ayı boyunca geçerli olacak kampanya kapsamında; orijinal yedek parçalarda yüzde 20 indirim ve anlaşmalı kartlara 12 ay taksit imkanı sunuyor. Yaz bakım kampanyasında ayrıca ücretsiz sağlık raporu ve 40 nokta kontrolü de yapılıyor. Kampanya dahilinde, belirli koşullara bağlı olarak ve sınırlı sayıda 750 TL‘lik akaryakıt çeki hediyesi de sunuluyor.

31 Mayıs tarihine kadar sürecek avantajlarla dolu bu kampanyadan yararlanmak isteyen araç sahipleri, Anadolu Isuzu’nun yetkili bayi ve servisleriyle iletişime geçebilirler.

Cazip araç bakım kampanyası ile detaylara isuzu.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.

Anadolu Isuzu 40 yaşında

Türk otomotiv sanayisinin yapı taşlarından biri olan Anadolu Isuzu’nun temelleri 1965 yılında atıldı. Çelik Montaj adıyla yolculuğuna başlayan Anadolu Isuzu, 1984 yılında Isuzu Motors Ltd. ile varılan lisans anlaşması ile birlikte Anadolu Isuzu ismini kullanmaya başladı. Kamyon, kamyonet, midibüs ve otobüs segmentlerinde “Isuzu” markası ile araç üretimlerini gerçekleştiren Anadolu Isuzu, güçlü ürün gamı, yaygın bayi ağı ve satış sonrası hizmetleri ile müşterilerine hizmet sunuyor. Anadolu Isuzu’nun yurtiçinde 32 satış noktası ve 91 yetkili servisi, yurtdışında ise 44 ülkede 36 distribütörlüğü ve 133 servis noktası bulunuyor.

JAPONYA PAZARI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

UYMSİB BAŞKANI PROF. DR. SENİH YAZGAN: “2025’TE SİYAH İNCİRİN JAPON MARKETLERİNDE SATILMASINI HEDEFLİYORUZ”

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) ile T.C. Tokyo Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği tarafında birlikte düzenlenen Japonya Pazarı Bilgilendirme toplantısı çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Toplantıya UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan ile Tokyo Ticaret Başmüşaviri Mukaddes Nur Yılmaz ve Tokyo Büyükelçiliği Müşavir ve Uzmanlarının yanı sıra İZMİR Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Dr. Özlem Altındiş ve sektör temsilcileriyle yaş meyve sebze ihracatçıları katıldı.

Japonya Pazarı Bilgilendirme toplantısının açılışında konuşan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, Türk çiftçisinin alın teriyle üretilen yaş meyve ve sebzenin dış pazarlarda yerini alması için yoğun çalışma içinde olduklarını belirtirken, “Ürünlerimizin Japonya’ya da ihracı konusunda kiraz ile başlayan çalışmalarımızı siyah incir ile sürdürüyoruz. 2025 yılında Bursa Siyah İncirini Japon marketlerine götürmeyi, Tokyo’daki marketlerde siyah incir satılmasını hedefliyoruz” dedi.

Japonya’nın meyve sebze ithalatında oldukça sıkı karantina tedbirlerinin uyguladığını belirten Tokyo Ticaret Başmüşaviri Mukaddes Nur Yılmaz da, “Bursa Siyah İncirinin niteliği itibariyle Japonya’da kendi pazarını oluşturabileceğine ve önemli talep yaratabileceğine inanıyoruz”, Japonya’ya ihracatın açılmasına yönelik olarak ülkemiz tarafından yapılan bilimsel çalışmaların Japon makamlarınca kabul edilmesiyle Japonya’ya ihracata başlanabileceği ve bu süreçte bir tanıtım etkinliğinin de planlanmasının söz konusu pazar için önemli olacağını belirtti. Mukaddes Nur Yılmaz, Japonya’ya yönelik dondurulmuş sebze ve meyve ihracatında hiçbir karantina engeli bulunmadığını ve Japonya’da dondurulmuş ürün pazarının büyüme gösterdiğini söyledi.

Japonya pazarında dikkat edilmesi gerekenlerden lojistiğe ve vergi hadlerine kadar farklı konuların ele alındığı toplantıda, katılımcıların soruları cevaplandırılırken, geçmiş yıllarda Japonya’ya meyve sebze dışsatımı gerçekleştiren ihracatçılar da deneyimlerini paylaştılar.

İZODER’DEN YAZLIKLAR İÇİN ÖNERİ Yazlıkçılar için en iyi yatırım aracı yalıtım!

Havaların ısınması ve okullar için yaz tatilinin yaklaşması, kış boyu kapalı kalan yazlıkların açılma zamanının geldiğini hatırlatıyor. Özellikle rutubetin yoğun olduğu bölgelerdeki yazlıklar, yeniden kullanıma başlamadan önce bakım istiyor. Yazlıklara her yıl sil baştan bakım yaptırmak ise hem masraflı hem de yorucu… Aslında tüm bu yıllık bakım rutininden bunalanların atacakları doğru birkaç adım ile uzun yıllara yayılacak bir konfora sahip olabileceklerini söyleyen İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Atılması gereken adımların başında yazlıklara bölgenin şartlarına uygun yalıtım yaptırmak geliyor. Yalıtım sayesinde yaz aylarında artan klima kullanımından kaynaklı yüksek elektrik faturalarını da yarı yarıya düşürmek mümkün” dedi.

Güneşli havalarla birlikte tatil planları yapılmaya başlarken yazlıklara geri dönüş hazırlıkları da hız kazanıyor.  Tatilcilerin yazlıklarında keyifli, konforlu ve kaliteli zaman geçirebilmesi için önerilerde bulunan İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, “Yıllık rutin yazlık bakımına başlamadan önce ilk önerimiz yazlıklarının güvenliğinden emin olmaları. Eski bir binaysa çok fazla korozyona maruz kalmış olabilir. Eğer yapı güçlendirme ile güvenli hale getirilebilecek ise bu yol seçilmeli. Güçlendirme yapılamayacak binalar ise yıkılıp tekniğine uygun olarak yeniden yapılmalı. Yazlıklarda oluşmuş küf, nem gibi sorunlar için boya badananın geçici bir çözüm olduğu ve sürekli tekrarlanması gereken bu işlemin hem yorucu hem de maliyetli olduğu unutulmamalı. Yazlıklara ısı yalıtımı yaptırmak küf ve nem gibi olumsuz koşulları ortadan kaldırmanın en etkili yolu. Yazlıklarda çatı katları da çok kullanılan bir alan. Tavan ve dış duvar birleşimlerindeki köşelerde su izleri, sıva kabarıklıkları ve yapısal çatlak varsa bu durum ısı yalıtımı ve/veya su yalıtımı eksikliğini gösterir. Yazlıkların çatılarında da doğru su ve ısı yalıtımı mutlaka yapılmalı” dedi.

Yazlık deyip geçmeyin!

Yazlıkların sürekli yaşanan binalarla aynı anlayışla inşa edilmesi gerektiğine dikkat çeken İZODER Başkanı Emrullah Eruslu; “Bu noktada bir yazlık satın alırken ya da kiralarken günlük hayatımızı sürdürdüğümüz bir evden ne bekliyorsak yazlıktan da onu beklemeliyiz. Kurallarına uygun inşa edilmiş ve standartların gereklerine uygun şekilde yalıtımı yapılmış yazlıklar bakım masrafı ve stresini bitirme noktasında önemli rol oynuyor. Ülkemizde ısı yalıtımı daha çok kış ve soğuk ile ilişkilendirilse de ısı yalıtımı evlerimizi hem soğuk hem de sıcak hava kaynaklı olumsuzluklardan koruyor. Ülkemizde özellikle yakın tarihte inşa edilmemiş çok sayıda yazlıkta maalesef yalıtım bulunmuyor. Yasa gereği zorunluluk olduğu için yapılan bazı yanlış yalıtım uygulamalarında ise doğru kalınlık seçilmeyip uygulama doğru yapılmayınca istenilen sonuçlar alınamıyor” diye konuştu.

Yalıtımla elektrik faturalarında tasarruf edin

Yalıtımın yazlıkları da sağlık açısından büyük tehlike olan küf ve nemden koruyup sağlıklı ve konforlu yaşama alanları yarattığını söyleyen Emrullah Eruslu, “Yazlıklarda sıcak havadan korunmak için çalıştırılan klimalar, vantilatörler yüksek elektrik faturalarına sebep olup keyif kaçırabiliyor. Küresel ısınma kaynaklı sıcaklık artışlarının artık hayatımızın bir parçası haline gelmeye başladığını görüyoruz. Doğru malzeme, doğru kalınlık ve doğru işçilikle yapılmış yalıtım, ortamın havasını koruduğu için gereksiz enerji tüketimine engel oluyor ve soğutma masraflarını düşüyor. Yazlık konutlarda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise ses yalıtımı. Rahatsız edici gürültüler tatilin keyfini kaçırabilir.  Dışarıdan gelen sesleri minimize etmek için mutlaka ses yalıtımı yaptırılmasını öneriyoruz. Ayrıca olası bir yangında can ve mal güvenliği için yangın yalıtımı tedbirleri de göz ardı edilmemeli. Yaz ve kış; enerji verimli, sağlıklı, güvenli ve konforlu yapılarda yaşamak için ısı, su, ses ve yangın yalıtımı yaptırmak en kârlı yatırım diyebiliriz” diyerek açıklamalarını bitirdi.

Kamyoncular, Tırport ve Fibabanka güvencesiyle dijital teslimat onayıyla 24 saatte ödemesini alabiliyor

Türkiyenin en büyük dijital lojistik platformu Tırport’a, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin yenilikçi bankalarından Fibabanka, yatırım şirketi Finberg ile stratejik yatırım yaptı. Bu iş birliği ile Tırport, günlük milyon doları bulabilecek kamyoncu ödemelerini peşin olarak yapabilme gücüne kavuştu. Kamyoncular teslimatlarını Tırport Aplikasyonu ile gerçek-zamanlı, konum-tabanlı dijital olarak onaylatması ile 24 saatte ödemelerini alabiliyorlar. Tırport’taki navlun ödemeleri Fibabanka güvencesiyle 24 saatte gerçekleştiriliyor.

Tırport, dijital platform” olarak liderliğini pekiştiriyor

“Dijital platform” olan Tırport, yüz bini aşkın üye kamyoncuya, geliştirdiği artırılmış zeka destekli teknolojilerle tüm dijital platformlardan (iOS, Android, web) hizmet veriyor. Lojistik sektöründe öncü bir rol üstlenen Tırport, Kazakistan-Azerbaycan hattından Avrupaya, Ortadoğu ve Kuzey Afrikaya uzanan geniş bir coğrafyada dijital forwarder platformu olarak liderliğini pekiştirmeyi ve günlük 7.500’ün üzerinde FTL nakliye operasyonunu tek başına yönetmeyi hedefliyor.

Tırport olarak bireysel kamyon sahiplerinin yük aradığında akla gelen ilk adres olacaklarını ifade eden Tırport’un İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Uygar Uşar, şunları söyledi:

“Ülkemizde taşımanın %90’ı karayollarıyla yapılıyor. 350 binin üzerinde bireysel kamyon sahibi bulunuyor. Günde 400.000 FTL (FullTruckLoad) taşıma gerçekleşiyor. Türkiye’de her gün 80 milyon doların üzerinde navlun ödemesi yapılıyor. Tırport olarak önümüzdeki 5 yıl içinde %5’in üzerinde bir pazar payına ulaşmayı ve 300 binin üzerinde bireysel kamyon sahibinin yük aradığında akla gelen ilk adres olmayı planlıyoruz. Şuan Tırport, sahip olduğu konum-tabanlı teknolojiler ve ödeme gücüyle bireysel kamyon tedarik pazarının en büyük aktörlerinden birisidir.” dedi.

Tırport’un, kamyonculara sunduğu faydalar şunlardır:

1-Tırport’ta nakliye ödemeleri, dijital teslim onayını takip eden 24 saat içinde Fibabanka desteği ile yapılmaktadır.

2-Kamyon sahipleri, Tırport’un yükCEPte uygulaması ile istenildiği zaman ve lokasyonda, kamyonunun özelliklerine uygun yüklere ulaşabilme ve teklif verebilme imkanına sahiptir.

3-Kamyoncu hedef lokasyona yükle ilerlerken, Tırport’un akıllı algoritmalarının desteğiyle beklentilerine ve kamyonunun teknik özelliklerine uygun dönüş yükü fırsatlarına Tırport’tan hızlı şekilde ulaşabilir.

4-Lojistik firmalarının ve büyük yük sahiplerinin “Güvenilir” portföylerinde yer alabilme ve onlardan çıkacak yük fırsatlarından anında haberdar olabilmek mümkündür.

5-Tırport yükCEPte uygulaması sayesinde, tek tıkla nakliyenin U-ETDS raporlaması yapılabilmektedir. Tırport geliştirdiği teknolojilerle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın söz konusu hizmetleri verebilmesine altyapı sağlamaktadır.

6-Türkiye’de yollardaki kamyonların %85’i şahıslara aittir. Büyük çoğunluğu bağlantısız çalışır ve şahıs şirketine sahiptir. Tırport 400 bine yakın bireysel kamyoncuya gerçek-zamanlı, konum-tabanlı erişilebilme imkanı yaratmakta, deprem ve afetlerde bireysel kamyon ağı gücünün kullanılabilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na da erişilebilirlik gücü vermektedir.

7-Tırport’un dijital teknolojileri, kamyoncuların teslimatlarda yaşadığı, bekletilme, muhatap bulamama vb. sorunlarda devreye girerek sorunların hızla çözülmesine destek olmaktadır. Tırport’ta yük teslimatları yüzde yüz dijital onay mekanizmaları ile yapılmaktadır.

8-Tırport’un kamyona hiçbir araç takip cihazı takılmasına gerek kalmadan Tırport yükCEPte uygulaması ile sunabildiği izlenebilirlik teknolojileri, araç takip sistemi takılı olmayan kamyonlara da izlenebilirlik şartı olan kontrat lojistiği operasyonlarında yük alma ve hizmet verebilme imkanı yaratmaktadır.

Dijital sonlandırmada Japon Duplo markasına yoğun talep bulunuyor   

Dijital baskı kalitesi, dünyada iyi bir noktaya geldi. Bundan sonraki aşamada, kaliteli dijital sonlandırıcı makineleri ile basılan ürünlerin kalitesinin daha da artırılması hedefleniyor. Rekabette farklılaşarak kar marjlarını artırmayı isteyen firmalar, dijital sonlandırmada Japon markası Duplo makinelerine ülkemizde ve dünyada yoğun talep gösteriyor.

Global ölçekte dijital sonlandırmada pazarın liderleri arasında konumlanan Japon Duplo’da, dijital kesim makineleri, kırım katlama tel dikiş makineleri, şekilli kesim yapabilen konveyörlü makineleri, cilt makineleri, lak makineleri gibi geniş ürün yelpazesi yer alıyor. Dijital sonlandırmada farklı segmentleri bulunan Duplo markası, hem konvansiyonel, hem dijital baskı sonrasına hizmet verdiği için baskı sektöründe hemen hemen her kullanıcıya hitap edebilecek ürün ailesine sahiptir.

Duplo’nun dijital baskı sektörüne kesimden lak atmaya, katlamadan ciltleye kadar geniş bir alanda değer katmaya devam ettiğini kaydeden Lidya Grup Satış Direktörü Adem Öz, şunları söyledi:

“Lidya Grup olarak, geçtiğimiz yıl Türkiye yetkili distribütörü olduğumuz Japon Duplo markası ile ülkemiz pazarına hızlı bir giriş yaptık. Genel merkezi Japonya’da, Avrupa merkezi İngiltere’de olan ve dijital sonlandırmaya yönelik dünyada liderler arasında konumlanan Japon Duplo’da geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor. Duplo’nun Lidya ailesine katılmasıyla, dijital baskı sektörüne dijital baskıdan dijital sonlandırmaya kadar uçtan uca çözümler ve hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Lidya Grup olarak, temsil ettiğimiz Duplo, Xerox, Epson, Efi, Sutec, Kongsberg markaları, bilgi birikimimiz, tecrübemiz, organizasyon yapımız ve finansal gücümüz ile Türkiye’de lideriz ve EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgesinin sayılı birkaç firmasından birisi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Duplo’nun yeni ürünleri pazara çıkıyor, DuSense modeline ilgi yüksek

Duplo zengin ürün ailesine yeni modelleri eklemeyi sürdürüyor. Özellikle, Duplo’nun Türkiye pazarına giren DuSense modeline ilgi yüksek. DuSense modelinin, herhangi bir kalıp vs kullanılmadan, geleneksel baskı kalitesinde lak kabartma baskısı yapıyor olması, pazarda makineye ciddi bir talep oluşturuyor. Az tirajlı olan veya her sayfasında değişkenlik gösteren işlerde lak kabartma yapabilen DuSense, ülkemizin yanı sıra global ölçekte de kendi segmentinde pazarın liderliği koltuğunda oturuyor.

DuSense’nin ülkemizin yanı sıra Avrupa ve Amerika’da alanında lider olduğunu ifade eden Adem Öz, konuşmasına şöyle devam etti:

“DuSense’nin lak kabartma yapabilen makinelerine, ülkemizden ve dünya genelinden yoğun talep gerçekleşiyor. Duplo’nun tercih edilmesinin nedenlerinden birisi, baskı kalitesindeki tutarlılık ve kalitesinin birçok rakiplerine göre çok daha yukarıda olmasıdır. Duplo aynı zamanda, kağıt alım sistemleri ve kağıt işleme sistemlerinde de oldukça deneyimli bir firma olduğu için kağıt alım ünitelerinde de rekabette ayrışmaktadır. Yine, modelleri arasında bulunan kırım katlama tel dikiş makineleri, hem hız, hem daha fazla kitapçık katlayabilmesi ve ürünün yüksek hızda aynı performansta çalışabilmesi nedeniyle, globalde çok fazla tercih edilmektedir. Ayrıca, son yıllarda çıkardığı dijital kesici ile ürün yelpazesini genişletmiştir. Örneğin, her bir sayfanın kesimi farklı bir şekilde ve herhangi bir kalıp kullanmadan; oval, dikey ya da tanjant eğrisi şeklinde kesimler yapabilmektedir. Kısaca özetlemek gerekirse, Japon Duplo markasının makineleri hem kaliteli olduğu, hem de katma değerli üretimler yaptığı için farklı modellerle hitap ettiği çeşitli alanlarda yoğun talep görmektedir.” diye konuştu.

Yılın son çeyreğinde demo etkinliği planlanıyor

Duplo’nun Lidya ile geçtiğimiz yıl başlayan yolculuğunun başarıyla devam ettiğini anlatan Adem Öz, şunları belirtti:

“Duplo markamızda geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da başarılı çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz. Katılacağımız fuarlarda temsil ettiğimiz markaların tanıtımlarını yapacağız. Yılın son çeyreğinde ise müşterilerimize; Başakşehir’deki Dijital Deneyim ve Eğitim Üssü’müzde, Duplo’nun farklı modelleri deneyimleme, demo yapma ve kendi materyalleri ile makinelerin performanslarını görme imkanı sunmayı planlıyoruz. Günümüz teknoloji çağındadır ve teknoloji sürekli gelişip değişmektedir. Bir yatırım yapıldıktan sonra, artık 5- 10 sene aynı yatırımın devam etmesi artık mümkün değildir. İşletmeler olarak, teknolojiyi yakından takip ederek, işlerimizi geliştirip, dönüştürmeliyiz. Aynı zamanda, teknolojiye yatırım yapan firmalar; bir yandan işletim maliyetlerini düşürürken, diğer yandan ürün ve hizmet kalitesi, üretim kapasitesinde artış ve verimlilik gibi birçok alanda da rakiplerine göre farklılaşarak, rekabette öne geçmektedirler.” şeklinde konuştu.

POMEGA Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. ve VARTA Storage GmbH Arasında İş Birliği Anlaşması

VARTA AG’nin bir iştiraki olan VARTA Storage GmbH ile KONTROLMATİK Teknoloji Enerji ve Mühendislik A.Ş.’nin bir iştiraki olan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri, sektöre öncülük edecek bir iş birliği kurmak üzere Mutabakat Anlaşması (MoU) imzaladı.

Pil ve batarya sektörünün öncü isimleri VARTA Storage GmbH ve POMEGA Enerji Depolama Teknolojileri, çığır açacak bir iş birliğini hayata geçirecek.

Yüz kırk yıla yakın süredir batarya sektörünün lider markalarından biri olarak varlığını sürdüren VARTA AG, mikro bataryalardan tüketici ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Türkiye’nin ‘enerji depolama’ konusunda en önemli şirketlerinden birisi olan ve LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi alanında uzmanlaşmış olan POMEGA Enerji Depolama Teknolojileri ise, Türkiye’de yerli üretim yoluyla çeşitli sektörlerde kullanılan yenilikçi depolama çözümleri sunuyor. POMEGA, aynı zamanda Çin’den İtalya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada LFP batarya üretiminde tek ve öncü özel sektör girişimi konumunda bulunuyor

İki şirket arasındaki iş birliği, VARTA’nın batarya sektöründeki yaklaşık 140 yıllık uzmanlığının kazandırdığı geniş satış ağı ve güçlü marka bilinirliği ile POMEGA’nın üretim kapasitesi ve LFP batarya teknolojisindeki uzmanlığını bir araya getirerek sektörde fark yaratacak bir ortaklığın temellerini atıyor.

VARTA, POMEGA iş birliğiyle, NMC (Nikel-Manganez-Kobalt) teknolojisinden POMEGA ürünlerini kullanarak LFP teknolojisine geçmeyi ve POMEGA’nın ürettiği endüstriyel depolama ürünlerini ve çözümlerini sunan yeni bir segmenti bünyesine katmayı planlıyor.

Taraflarca kurulacak ortak girişim üzerinden, POMEGA ürünleri kullanılarak geliştirilecek enerji depolama çözümlerinin Avrupa finansmanı ile Balkanlar’a ve Türkiye’ye aktarılması ve yatırımcılara Avrupa kaynaklı ihracat kredi fonlarının kullanım olanağının sağlanması hedefleniyor.

Enerji depolama alanında önemli bir dönüm noktası oluşturan bu iş birliğinin sektöre büyük bir ivme kazandırması bekleniyor. VARTA ve POMEGA’nın bir araya gelerek ortaya koyduğu bu güçlü iş birliği, sadece şirketlerin değil, aynı zamanda sektördeki tüm paydaşların faydasına olacak yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine imkân verecek. İş birliği ayrıca sektördeki rekabeti artırarak, teknolojik yenilikleri teşvik ederek ve müşterilere daha fazla seçenek sunarak enerji depolama sektörünün geleceğine önemli katkılar sağlayacak.

BURSA SİYAH İNCİRİ, ÇİN PAZARINA GİRME YOLUNDA

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından Bursa Siyah İnciri- URGE Projesi – Çin Programı Değerlendirme Toplantısı düzenlendi.

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan’ın moderatörlüğünde yapılan toplantıya Pekin Ticaret Başmüşaviri Atakan Özdemir, Pekin Tarım Müşaviri H. Gazi Kaya, Guangzhou Ticaret Ateşesi Dilan Can, Guangzhou Ticaret Ateşesi Şerife Yıldırım Demirel, İzmir Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Dr. Özlem Altındişli ve URGE Projesindeki Firmalar ile Birliğimiz üyesi Firma yetkilileri katıldı.

Bursa Siyah İncirinin dünyaya açılması ve yeni pazarlarda yer bulabilmesi adına düzenlendiğini belirten UYMSİB Y.K. Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, “Çin, gelişen ekonomisi ve tüketim potansiyeli olarak ülkemiz ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz için önemli bir pazardır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kendine ait incir üretimi olmakla birlikte, gerek kalite gerekse niteliği açısından Siyah incirimizin rakipsiz olacağı bir pazardır.  Bu nedenle pazara girmemizle birlikte hak ettiği yeri bulacağına inanıyoruz” dedi.

Pekin Ticaret Başmüşaviri Atakan Özdemir ise daha önceki yıllarda kiraz ihracatında yaşanan sorunların tekrarlanmaması ve Bursa Siyah İnciri’nde daha dikkatli adımlar atılması gerektiğini belirtti. Ülkeler arası karantina protokolünün yeniden düzenlenmesiyle ihracat sorununun çözülerek, ürünün Çin Halk Cumhuriyeti’nde doğru bir strateji ile pazarda yer alabileceğini söyledi.

Pekin Tarım Müşaviri Gazi Kaya da Türkiye Cumhuriyet tarihinde Çin’e sadece kiraz satıldığını hatırlatarak, “2013 yılında risk analiz raporu gönderildi. Bu raporun Çinli yetkililer tarafından güncellenmesi gerekiyor. Henüz sonuçlanmadı. Siyah incir güzide ürünlerimizden biri. Uzun vadeli tanıtım yoluyla Bursa Siyah İnciri’ni tanıtmak lazım. Urge projesi gerçekten çok anlamlı. Teknik altyapı olarak hazırız. Protokol imzalanması bizim için yeterli” diye konuştu.

Toplantıda yer alan Guangzhou Ticaret Ateşesi Şerife Demirel ise Guangzhou bölgesinde de çalışmalara destek olacaklarını belirterek protokolün bir an önce imzalanmasının önemine dikkat çekti. İzmir Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde görevli Özlem Altındişli de Çin tarafından tanımlanan karantina etmenlerinin, üç yıllık deneme sonuçlarına göre, düşük doz fümigasyon+soğuk uygulama ile elemine edildiğini ve bu yöntemlerle her hangi bir kalite ve kalıntı sorunu yaşanmadığını belirlediklerini ifade etti.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.